<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
	>

<channel>
	<title>Hayvan Özgürlüğü Hareketi ve Felsefesi</title>
	<atom:link href="http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com</link>
	<description>Zincirleri Kır, Kafesleri Parçala !</description>
	<lastBuildDate>Thu, 23 Feb 2012 16:49:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.com/</generator>
<cloud domain='hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com' port='80' path='/?rsscloud=notify' registerProcedure='' protocol='http-post' />
<image>
		<url>http://0.gravatar.com/blavatar/6912732319a7dad2babfa33822cdb5c4?s=96&#038;d=http%3A%2F%2Fs2.wp.com%2Fi%2Fbuttonw-com.png</url>
		<title>Hayvan Özgürlüğü Hareketi ve Felsefesi</title>
		<link>http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com</link>
	</image>
	<atom:link rel="search" type="application/opensearchdescription+xml" href="http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/osd.xml" title="Hayvan Özgürlüğü Hareketi ve Felsefesi" />
	<atom:link rel='hub' href='http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/?pushpress=hub'/>
		<item>
		<title>İnek Kılığındaki &#8220;Eylemciler&#8221; ve GDO Protestosu</title>
		<link>http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2012/02/23/inek-kiligindaki-eylemciler-ve-gdo-protestosu/</link>
		<comments>http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2012/02/23/inek-kiligindaki-eylemciler-ve-gdo-protestosu/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 23 Feb 2012 16:48:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>CemCB</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/?p=2798</guid>
		<description><![CDATA[&#160; İnek kostümü giymiş greenpeace üyelerinin eylemi insanlarda nasıl bir his uyandırdı? nasıl bir tavır ortaya koymuş oldular? neyi protesto ettiler? Bunu neden yaptılar?  İneklerin, hayvanların sömürülmesini kınamak, buna karşı çıkmak yerine, insan sağlığını tehdit etmeyecek şekilde üretim yapılmasını savunuyorlar. Bakanlık önünde inek kılığında devleti protesto etmek ise, gerçekten acınacak bir durum. yazık&#8230; radikal.com haberi: [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com&amp;blog=11110558&amp;post=2798&amp;subd=hayvanozgurluguhareketi&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p><img src="http://i.radikal.com.tr/644x385/2012/02/23/fft5_mf924173.Jpeg" alt="Bakanlığı eylemci inekler bastı" /></p>
<p><img src="http://i.radikal.com.tr/150x113/2012/02/23/fft16_mf924216.Jpeg" alt="" /></p>
<p><strong><em>İnek kostümü giymiş greenpeace üyelerinin eylemi insanlarda nasıl bir his uyandırdı? nasıl bir tavır ortaya koymuş oldular? neyi protesto ettiler? Bunu neden yaptılar?  İneklerin, hayvanların sömürülmesini kınamak, buna karşı çıkmak yerine, insan sağlığını tehdit etmeyecek şekilde üretim yapılmasını savunuyorlar. Bakanlık önünde inek kılığında devleti protesto etmek ise, gerçekten acınacak bir durum. yazık&#8230;</em></strong></p>
<p>radikal.com haberi:</p>
<p>Resmi Gazete&#8217;de dün yayımlanan yönetmelik değişikliği ile Gıda, Tarım <a name="aspx1" target="_blank"></a><strong>ve</strong> Hayvancılık Bakanlığı, şimdiye kadar piyasaya sürülmesi yasak olan GDO&#8217;lu ürünlerin, Risk Değerlendirme Komitesi&#8217;nin onayı aracılığıyla market raflarında yer almasının önünü açtı. Yönetmelik değişikliğini, inek kostümü giymiş Greenpeace eylemcileri, bugün Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı önünde ellerinde &#8220;GDO mu? Yemezler!&#8221; yazan pankartlarla GDO yönetmeliğinde dün yapılan değişikliği protesto etti. Greenpeace <a href="http://www.radikal.com.tr/index/Akdeniz">Akdeniz</a> Tarım Kampanyası Sorumlusu Tarık Nejat Dinç, &#8220;Dün GDO&#8217;larla ilgili dünyada iki önemli gelişme yaşandı. Birincisi Çin Hükümeti&#8217;nin GDO&#8217;lu gıdaları ülke genelinde yasaklama kararıydı. Diğeri ise <a href="http://www.radikal.com.tr/index/Turkiye">Türkiye</a>&#8216;de Danıştay&#8217;ın aldığı yürütmeyi durdurma kararı gereğince Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı&#8217;nın GDO yönetmeliğinde yaptığı değişiklikti.</p>
<p><span id="more-2798"></span></p>
<p>&#8220;Bakanlık yaptığı değişiklikle antibiyotik direnç geni içeren GDO&#8217;ları yasaklamış gibi gösterirken, gerçekte izne tabi hale getirdi. Yani bir önceki yönetmelikte varolan yasağı fiiliyatta kaldırarak esasen hukuğun arkasından dolaştı. Çin&#8217;de ve <a href="http://www.radikal.com.tr/index/Turkiye">Türkiye</a>&#8216;de yaşanan bu iki farklı uygulamayı görünce &#8216;Herkes gider <a href="http://www.radikal.com.tr/index/MERSIN">Mersin</a>&#8216;e, Bakan Eker gider tersine&#8217; demekten kendimizi alamıyoruz&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Dinç, eylemin amacını şöyle anlattı:</p>
<p>&#8220;Geçen hafta başlattığımız Yemezler kampanyamızda biz de Greenpeace olarak kanun ve yönetmelikte değişiklikler yapılmasını bekliyorduk. Ancak Biz GDO&#8217;ların hem insan gıdası, hem de hayvan yemi olarak kullanılmasının topyekün yasaklanmasını istiyoruz. &#8220;Bu süreçte ithal edilmiş olan mevcut GDO&#8217;lu yemlere dair de, sözkonusu yemlerle beslenen hayvanlardan elde edilen et, süt, yumurta gibi ürünlere GDO etiketi konma zorunluluğunu bekliyoruz. Oysa GDO&#8217;lar konusunda muhafazakar olduğunu iddia eden Sayın Bakan ise, GDO&#8217;ların ithalatını daha da serbest hale getirecek kararlara imza atıyor. Eğer sayın Bakan tercihini GDO&#8217;lardan yana koyuyorsa Bakanlığının adını da &#8216;Gıda&#8217; değil &#8216;GDO, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı&#8217; olarak değiştirsin.&#8221;</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2798/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2798/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2798/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2798/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2798/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2798/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2798/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2798/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2798/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2798/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2798/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2798/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2798/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2798/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com&amp;blog=11110558&amp;post=2798&amp;subd=hayvanozgurluguhareketi&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2012/02/23/inek-kiligindaki-eylemciler-ve-gdo-protestosu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/85c472edf631237fa511ee63f8ee6373?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">cemebolu</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://i.radikal.com.tr/644x385/2012/02/23/fft5_mf924173.Jpeg" medium="image">
			<media:title type="html">Bakanlığı eylemci inekler bastı</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://i.radikal.com.tr/150x113/2012/02/23/fft16_mf924216.Jpeg" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>Bir Meta Olarak Hayvan Cesetleri</title>
		<link>http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2012/02/22/bir-meta-olarak-hayvan-cesetleri/</link>
		<comments>http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2012/02/22/bir-meta-olarak-hayvan-cesetleri/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Feb 2012 19:02:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>CemCB</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayvan Özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Refahçılığı]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[veganizm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/?p=2796</guid>
		<description><![CDATA[Et yemek türümüzün binlerce nesildir yaptığı bir şey. Hayatımıza öylesine dahil olmuş ki nadiren durup düşünüyoruz ne yediğimizi. Bir dereceye kadar yediğimiz şeyin uzaklarda bir yerlerden, tanımadığımız bilmediğimiz bir el tarafından boğazlanmış bir hayvandan geldiğini biliyoruz ama bütün bunların arkasında ne olduğunu görmek için nadiren çaba harcıyoruz. Bunca zamandır tükettiğimiz bu hayvanlar kim? Izdırabını göremediğiniz [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com&amp;blog=11110558&amp;post=2796&amp;subd=hayvanozgurluguhareketi&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.exploreveg.org/i/sl-l.gif" alt="" /></p>
<p><strong><br />
</strong></p>
<p>Et yemek türümüzün binlerce nesildir yaptığı bir şey. Hayatımıza öylesine dahil olmuş ki nadiren durup düşünüyoruz ne yediğimizi. Bir dereceye kadar yediğimiz şeyin uzaklarda bir yerlerden, tanımadığımız bilmediğimiz bir el tarafından boğazlanmış bir hayvandan geldiğini biliyoruz ama bütün bunların arkasında ne olduğunu görmek için nadiren çaba harcıyoruz. Bunca zamandır tükettiğimiz bu hayvanlar kim? Izdırabını göremediğiniz ve işitemediğiniz birisine empati hissetmek zor. Bu yüzden yediğimiz etin bir çiftlik hayvanının en iyi koşullarda yaşadıktan sonra tabağımıza geldiğine kendimizi ikna ediyoruz, insanların sözünü ettiği bütün o videolar ve anlatılan öyküler ise gerçekten bir istisna. Hiç kimse kendisinin zalim olduğunu, merhametsiz olduğunu hissetmek istemiyor. Aslında sorulduğunda, birçok insan hayvansever olduğunu söyler. Ama çoğu insan aynı zamanda et yiyor. Birini severken diğerini yemek niye? Kendi suçluluk hissimizle yüzleşmenin ve etlerine duyduğumuz iştahı doyurmak adına hayatlarına son verdiğimiz bu bahtsız ruhlarla karşı karşıya gelmenin zamanıdır. Zihinlerimizi açıp öldürülmeleri için para ödediğimiz canlıların gözlerine bakmanın zamanıdır.</p>
<p><span id="more-2796"></span></p>
<p>İnsanlar et yemeye başladığında bu bir ihtiyaçtan doğmuştu. Öncelikle otçul olarak beslenen insanlar et yemeyi bitkilerin seyrek bulunduğu dönemlerde hayatta kalmak amacıyla bir beceri olarak geliştirdiler. Et yemek asla günlük bir olay değildi, nadirdi. Böğürtlen, meyve ve sebze bulmak hem daha kolaydı hem de enerjilerine uygundu, hayvanı kovalamak ve yakalamak tam tersiydi oysa. İlk insanlar bir hayvan öldürdüğünde etin uzun süre dayanması sağlanıyordu, hayatta kalmak için hayvan vücudunun her bir parçasından faydalanılıyordu. Öldürdükleri hayvana bir çeşit saygı duyuyorlardı- onun biz insanların asla kavrayamayacağı kendi hisleri ve arzuları olan ayrı bir varlık olduğunun kabul edilmesiydi bu.</p>
<p>Bugün hayvanlara bakışımız öylesine korkunç bir şekilde değişti ki, hayvanları artık yiyecek dışında bir şey olarak tanıdığımızı söylemek zor. Gezegeni bizimle beraber paylaşan bu canlılarla bir ve aynı oluşumuzu unuttuk. Bu gezegen üzerindeki her canlı varlıkla bir bağımız olduğunu  unuttuk. Bugün, hayvanları et  için öldürdüğümüzde,  av yok, duygu yok, saygı yok ve ihtiyaç yok. Tam tersine, vahşi bir zulüm, nesneleştirme ve vurdumduymazlık var. Ete yönelik iştahımızı artıran şey hayatta kalma ihtiyacımız değil. Bugün ete iştahımızı kabartan şey ancak oburluğumuz. Tadını, etin dokusunun tadını çıkarıyoruz. Artık midelerimizi doldurmaya, vücutlarımızı beslemeye ihtiyacımız yok. Öylesine tadını çıkarıyoruz ki, öylesine kendimizde bu hakkı buluyoruz ki, sırf sahip olmak adına öldürüyoruz. Her yıl bu oral saplantıyı tatmin etmek adına yaklaşık 60,000,000,000 hayvan (milyarlarca balık dahil değil) öldürüyoruz. Ağızlarımızla değil de beyinlerimizle düşünmenin zamanı gelmedi mi?</p>
<p>Bir an için fabrika çiftlikleri ve mezbahalarda yetiştirilip öldürülenlerin hayvanlar değil de insanlar olduğunu düşünelim. Süt sağma makinasına bağlanan bir inek yerine bir kadın olsun, yeni doğan bebeği ise küçük bir bölmeye zincirlenmiş olsun, aynı anda bir başkası bu yeni doğan bebeğin içmesi gereken sütü içiyor olsun. Boynundan kanlar fışkırırken bir bacağından asılan bir domuz yerine, hemen öldürülüp barsakları deşilen bir insan olsun. Yem tesislerine sıkış tıkış doldurulan  binlerce hayvan yerine ise, kendi dışkıları içerisinde yürüyen, yere uzanan ve  ölenler binler insan olsun. İşte buna soykırım denirdi o zaman. Sorumlu insanların şeytani bir kötülükle dolu olduğu söylenirdi; eylemlerinin işkence ve cinayet olduğu. Ama bütün bunların hepsi insanların değil de hayvanların canlıların başına geldiği için buna “çiftçilik”, “doğa kanunu” ve en kötüsü ise “normal” deniyor.</p>
<p>Bu gezegen üzerinde yaşayan ve  insan türünden olmayan canlıları maruz bıraktığımız davranış bizim seviyemizin altında gördüğümüz herbir şeye, herşeye karşı zerre kadar saygımızın olmadığını gösteriyor- bize herşeyin  onlara hükmetmemiz içinTanrı tarafından verildiğine inatla inanıyoruz. Kadın düşmanlarının kadınları ezme hakkını kendinde görmesi gibi, beyazların siyahları ezmek hakkını kendinde görmesi gibi, biz  insanlar- biz türcüler- hayvanları ezme hakkını kendimizde görüyoruz. Belki durumda bu sorunlara baksaydık, aralarında ne tür paraleller bulunduğuna baksaydık, o zaman gerçekten cinsiyet ayrımcılığının, ırkçılığın, homofobizmin, nefretin, hırsın ve zulmün olmadığı bir dünyada yaşayabilirdik.</p>
<p>Hayvanları sömürmenin moral anlamda doğanın kanunu böyle diyerek doğru olduğunu söylemenin bir anlamı yok. Kadınların ikinci sınıf vatandaş muamelesi gördüğü, oy hakkının olmadığı, çalışma hakkının olmadığı, erkeklere bağımlı yaşadığı zamanlar çok da geride değil. Siyahların ruhunun olmadığına inanıldığı, zincirlendiği, kafeslendiği iktidar sahibi olanlar çalışmak zorunda kalmasın diye  çalışmaya zorlandıkları zamanlar çok uzak bir geçmişte mi yaşandı? Eğer bu devasa acıları sona erdirmek için mücadele eden aktivistler statükoyu korumaları gerektiğine inansalardı, o zaman ırkçılık, ayrımcılık, kölelik, kadın düşmanlığı ve tecavüzün normal ve kabul edilebilir pratikler olduğu bir dünyada yaşıyor olurduk. Uzak bir gelecekte, insanlar bize ve bizden önceki nesillere bakacak ve bugün böylesine sıklıkla yaptığımız hayvan istismarı ve hayvan eti yeme pratiklerimiz karşısında dehşete düşecekler.</p>
<p>Seri üretimli cinayetlerimiz toplumumuzdaki o kadar hastalığın ana sebebi ki artık trajikomik bir durum söz konusu. İnsanlar hibrid arabalar sürüyor, az su tüketen duşlar kullanıyor, verimli enerji tüketen lambalar takıyor ve ardından masaya oturup bir hayvanın çürümeye başlamış vücudundan kendilerine ziyafet çekiyorlar, bu arada  bir an bile olsun yedikleri hayvanları beslemek için yüzbinlerce dönüm yağmur ormanının kesildiğini (insanları doyurmak için kullanılsa dünyada açlık problemi BUGÜN biterdi), sadece 1 KİLO ET üretmek  için 2,500 galon su tüketildiğini, dünyada sera gazı emisyonlarının %19’unun doğrudan doğruya endüstriyel hayvancılıktan kaynaklandığını düşünmüyorlar. Sadece işlerine gelmediği için gerçeği görmüyor ya da kabul etmiyorlar. İnsanın beslenme biçimini değiştirmesindense yeni bir araba alması, yeni ampuller alması, yeni tuvaletler alması çok çok daha kolay.</p>
<p>Eğer hayvan hakları, çevrecilik, cinsiyet ayrımcılığı, ırkçılık ve bir çok diğer konuda ilerleme kaydetmek istiyorsak, öncelikle bu tür sorunlardan doğrudan doğruya etkilenen herkese gösterdiğimiz vurdumduymazlıkta ET’in bir mihenk taşı olduğunu muhakkak kavramamız gerekiyor. Hayvan bedenlerinin sömürülmesine binlerce yıl önce et ile başlandı, daha sonra bu durum daha bir çok işkenceyi de içine alacak şekilde genişletildi. Türümüzün bütün bunları hayal ve icat edecek türden bir kapasiteye sahip olması şaşırtıcı. Dünyadaki bütün acıların, ve  muhakkak hayvanların yaşadığı acıların sona ermesi için, et üretimi ve tüketimini sona erdirmek zorundayız. Bu bir kez olduktan sonra, süt, yumurta, dirikesim, kürk, deri endüstrileri; eğlence sektörü , “spor” adına gerçekleştirilen av pratikleri; ırkçılık, cinsiyet ayrımcılığı ve çevre istismarı, dünyada açlık sorunu ve toplumu istila eden diğer bir çok konuya domino etkisi yaratarak yayıldığını  göreceğiz.</p>
<p>veganrabbit.com</p>
<p>Çeviri. CemC</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2796/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2796/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2796/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2796/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2796/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2796/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2796/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2796/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2796/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2796/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2796/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2796/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2796/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2796/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com&amp;blog=11110558&amp;post=2796&amp;subd=hayvanozgurluguhareketi&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2012/02/22/bir-meta-olarak-hayvan-cesetleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/85c472edf631237fa511ee63f8ee6373?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">cemebolu</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://www.exploreveg.org/i/sl-l.gif" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>Yokoluşa Doğru İnsanlar</title>
		<link>http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2012/02/21/yokolusa-dogru-insanlar/</link>
		<comments>http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2012/02/21/yokolusa-dogru-insanlar/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Feb 2012 15:04:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>CemCB</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayvan Özgürlüğü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/?p=2794</guid>
		<description><![CDATA[Homo sapiens tuhaf bir tür. Kendimizi evrimin en tepe noktası saymayı seviyoruz; ama bizden başka böyle düşünen yok. Evrimde UÇ NOKTALARA varmış olmak, daha doğru bir tanım olabilir. Yoldan çıkmışız. Çok çıkmışız hem de. İnsan beyni kuyruk yerine geçen zeki bir organ yalnızca. Eğer evrimci bir bakış açısıyla bakarsak, insan beyninin farklı bir tür gigantizm [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com&amp;blog=11110558&amp;post=2794&amp;subd=hayvanozgurluguhareketi&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.ibelieveinadv.com/commons/city_0.jpg" alt="" /></p>
<p>Homo sapiens tuhaf bir tür. Kendimizi evrimin en tepe noktası saymayı seviyoruz; ama bizden başka böyle düşünen yok. Evrimde UÇ NOKTALARA varmış olmak, daha doğru bir tanım olabilir. Yoldan çıkmışız. Çok çıkmışız hem de. İnsan beyni kuyruk yerine geçen zeki bir organ yalnızca.</p>
<p>Eğer evrimci bir bakış açısıyla bakarsak, insan beyninin farklı bir tür gigantizm (hipofiz ön lobunun fazla çalışması sonucu görülen dev yapılılık) olduğunu görebiliriz.  Eğer zihinlerimizi –duygularımızı, dürtülerimizi, düşüncelerimizi –alsak ve onlara fiziksel bir form verebilsek o zaman dinozorları cidden sıkıntı verici bir hale sokacak boyutlar ve şekiller toplamına bakıyor olurduk. Einsteinlar, ted Bundyler, Newtonlar, Hitlerler, Mozartlar, Shakespeareler, papalar, ve azizler- havsalamızı aşan bir kapsam söz konusu. Çöküş öncesi gigantizm yaşadığımızı söylemek daha mantıklı.</p>
<p>(yazar burada bir müzedeki dinozorlardan söz ediyor) ölüler… Kretase periyodunda,  M.Ö 70 milyon yıl önce 2 Mart saat 14:12’den beri. Burada böylesine net bir zaman belirtmemin nedeni, insanın zaman algısının ne kadar saçmalık derecesinde kısa ve egoist olduğunu göstermek istememden kaynaklanıyor. Çevresel etkilerle  ve ekolojik değişimlerle karşı karşıya kaldığınızda dünya zamanına göre düşünmek zorundasınız, burada gezegenin doğal olarak yaşlandığı ve değiştiği bir oran söz konusu.</p>
<p>Bu perspektiften bakmak için yetmiş milyon yıl geriye gidip fosil kayıtlarının Homo sapiens hakkında neler söylediğine bakalım. Karşımıza anında ilginç bir sorun çıkıyor: fosil kayıtlarının çözebileceği en küçük bir büyüme oranı ise 100 bin sene kadar; yüz bin yıldan daha yakın bir zaman içerisindeki hiç birşeyi birbirinden ayıramayız. Yani fosil kayıtlarına bakarak İsa’nın bilgisayardan önce mi sonra mı geldiğini söylemek zor olur- ya da Neandertal insandan önce mi geldi yoksa Neandertal insanı nükleer çağdan sonra mı geldiğini söylemek zor olurdu.</p>
<p>Sözün kısası şu: insan uygarlığı doğanın ritimlerine kıyasla öylesine hızla yükseldi ki jeolojik zaman içerisinde bunu ölçmek mümkün değil. ATOM ALTI BİR PARLAYIP SÖNME ANI GİBİ. 70 milyon yıl sonra buraya ulaşan bir uzaylı ırkı bizim çok ani olarak, olasılıkla başka bir dünyadan gelip burada bulunduğumuzu düşünürdü. Esas soru şu: IŞIĞIN BİR AN PARLAYIP SÖNMESİNİ NASIL KONTROL EDERSİNİZ? Geçen yüzyıl içerisinde meydana gelen sera gazı etkisi; son otuz yıl içerisinde ozon tabakasında görülen yırtık; 1950’den beri nüfusa eklenmiş 3 milyar insan-bütün bu trendlerin hızı ekolojik/jeolojik değişime hiç uygun değil, ve bizler dünyanın başına gelebilecek en büyük ve en hızlı yok oluş sürecini yaşıyoruz. Bunun etkisi bir astreoidin yarattığı darbeden farklı olmayacak.</p>
<p>Diğer bir deyişle, bizler, yok oluş sürecini yürüten aygıtlarız.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>“DIVORCE AMONG THE GULLS-An Uncommon Look At Human Nature” William Jordan [Harper Perennial, NY 1991]</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2794/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2794/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2794/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2794/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2794/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2794/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2794/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2794/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2794/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2794/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2794/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2794/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2794/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2794/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com&amp;blog=11110558&amp;post=2794&amp;subd=hayvanozgurluguhareketi&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2012/02/21/yokolusa-dogru-insanlar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/85c472edf631237fa511ee63f8ee6373?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">cemebolu</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://www.ibelieveinadv.com/commons/city_0.jpg" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>Hayvan Refahçılığında Son Nokta: Beyinsiz ve Ayaksız Tavuk Üretimi</title>
		<link>http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2012/02/21/hayvan-refahciliginda-son-nokta-beyinsiz-ve-ayaksiz-tavuk-uretimi/</link>
		<comments>http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2012/02/21/hayvan-refahciliginda-son-nokta-beyinsiz-ve-ayaksiz-tavuk-uretimi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 20 Feb 2012 22:19:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>CemCB</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/?p=2789</guid>
		<description><![CDATA[Mimari öğrencisi bir İngiliz seri tavuk üretimi üzerine potansiyel bir sistem geliştirdi. Bu sistemde hayvanların bulundukları durumun ne kadar kötü olduğunu anlamamaları için beyinlerinden bir kısmı alınıyor. İngiltere’de tavuk etine yönelik büyük talebi karşılamak için 800 milyon broyler tavuk 6-7 hafta süresinde doğal ışık görmedikleri büyük yetiştirme kasalarında yetiştiriliyor. Hayvanlar doğaya kıyasla daha hızlı büyümeleri için [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com&amp;blog=11110558&amp;post=2789&amp;subd=hayvanozgurluguhareketi&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://news.ninemsn.com.au/img/2011/technology/1602_Chicken_sp.jpg" alt="" /></p>
<p>Mimari öğrencisi bir İngiliz seri tavuk üretimi üzerine potansiyel bir sistem geliştirdi. Bu sistemde hayvanların bulundukları durumun ne kadar kötü olduğunu anlamamaları için beyinlerinden bir kısmı alınıyor.</p>
<p>İngiltere’de tavuk etine yönelik büyük talebi karşılamak için 800 milyon broyler tavuk 6-7 hafta süresinde doğal ışık görmedikleri büyük yetiştirme kasalarında yetiştiriliyor.</p>
<p>Hayvanlar doğaya kıyasla daha hızlı büyümeleri için yetiştiriliyorlar, çoğu hayvan kalp ya da ciğer yetmezliğinden ölüyor; çünkü organları vücudun hızına yetişemiyor.</p>
<p>“Kör Tavuk Çözümü” ise Purdue Üniversitesi’nden düşünür Paul Thompson tarafından geliştirildi,  bu çözümde kör tavukların normal tavuklar gibi sıkış tıkış yaşamayı umursamadıkları görüldü.</p>
<p>Thompson kör tavukların kümes hayvanları endüstrisindeki aşırı kalabalık bölmeler sorununa daha insancıl bir çözüm olacağını öne sürüyor.</p>
<p><img src="http://images.ninemsn.com.au/resizer.aspx?url=http://news.ninemsn.com.au/img/2011/technology/1602_Chicken2_sp.jpg&amp;width=310" alt="The chickens would be joined to air and water tubes. (Andre Ford)" /></p>
<p>Mimari öğrencisi Andre Ford ise Profesör Thompson’ın bu düşüncesini daha da ileri boyutlara taşıdı, “Başsız Tavuk Çözümü”  şeklinde bir öneri ortaya sundu.</p>
<p>Bu çözüm önerisine göre hayvanın beyin korteksi alınıyor, hayvanın duyu algıları azaltılmış oluyor, böylece hayvanlar stres yaşamadan kalabalık koşullarda üretilebiliyor.</p>
<p>Tavuğun beyin sapı ise büyümeye devam etsin diye olduğu gibi bırakılıyor.</p>
<p>Ford’un önerisinin ardındaki mantık iki katmanlı- artan et talebini karşılamak ve  varoluşlarının dehşet verici gerçekleri karşısında tavukları duyularından mahrum ederek hayvan refahını geliştirmek.</p>
<p>Ford’un önerisine göre tavukların ayaklarını keserek çiftliklerde 1000’den fazla tavuk beslenebilir.</p>
<p>Kas uyaranlarının eksikliği ise diğer laboratuar et deneylerinde kullanılan elektro şoklarla karşılanabilir deniyor.</p>
<p>Olay şok edici olsa da, Ford, kendi teklifinin şu anda gıda endüstrisinde yaşananlardan daha kötü olmadığını söylüyor:</p>
<p>“Şu anda varolan üretim gerçeği de şok edici; ama biz tüketicilerin zihnimizde tuttuğu veya ürün ambalajlarında gördüğü türden geleneksel çiftçilik görüntülerinin arkasına gizleniyor bu gerçekler”.</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2789/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2789/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2789/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2789/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2789/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2789/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2789/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2789/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2789/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2789/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2789/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2789/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2789/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2789/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com&amp;blog=11110558&amp;post=2789&amp;subd=hayvanozgurluguhareketi&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2012/02/21/hayvan-refahciliginda-son-nokta-beyinsiz-ve-ayaksiz-tavuk-uretimi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/85c472edf631237fa511ee63f8ee6373?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">cemebolu</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://news.ninemsn.com.au/img/2011/technology/1602_Chicken_sp.jpg" medium="image" />

		<media:content url="http://images.ninemsn.com.au/resizer.aspx?url=http://news.ninemsn.com.au/img/2011/technology/1602_Chicken2_sp.jpg&#38;width=310" medium="image">
			<media:title type="html">The chickens would be joined to air and water tubes. (Andre Ford)</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Gergedan Avcılarına Karşı</title>
		<link>http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2012/02/20/gergedan-avcilarin-karsi/</link>
		<comments>http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2012/02/20/gergedan-avcilarin-karsi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 20 Feb 2012 17:22:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>CemCB</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/?p=2784</guid>
		<description><![CDATA[Adalet Bakanı Jeff Radebe, gergedanları boynuzları için öldüren çetelere karşı Zimbabwe, Swaziland ve Lesotho&#8217;yla sınır kontrolünü sıkılaştıracaklarını açıkladı. Çeteler, gergedan boynuzlarını Asya ve Orta Doğu ülkelerine satıyor. Güney Afrika Çevre Bakanlığı, 2011 yılında kaçak avcıların öldürdüğü gergedan sayısının rekor bir rakam olan 450&#8242;ye tırmandığını söylüyor. Gergedanları avlayan çetelere karşı yaklaşık 600 takviye asker görevlendirilecek. Bu [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com&amp;blog=11110558&amp;post=2784&amp;subd=hayvanozgurluguhareketi&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://media.ntvmsnbc.com/j/NTVMSNBC/Components/ArtAndPhoto-Fronts/Sections-StoryLevel/Ye%C5%9Fil%20Haber/Hayvanlar%20Alemi/tehlikede/gergedan.hlarge.jpg" alt="" /></p>
<p>Adalet Bakanı Jeff Radebe, gergedanları boynuzları için öldüren çetelere karşı Zimbabwe, Swaziland ve Lesotho&#8217;yla sınır kontrolünü sıkılaştıracaklarını açıkladı.</p>
<p>Çeteler, gergedan boynuzlarını Asya ve Orta Doğu ülkelerine satıyor.</p>
<p>Güney Afrika Çevre Bakanlığı, 2011 yılında kaçak avcıların öldürdüğü gergedan sayısının rekor bir rakam olan 450&#8242;ye tırmandığını söylüyor.</p>
<p>Gergedanları avlayan çetelere karşı yaklaşık 600 takviye asker görevlendirilecek.</p>
<p><span id="more-2784"></span></p>
<p>Bu askerlerden bir kısmını orduda görevli mühendisler oluşturuyor. Adalet Bakanı Radebe, mühendislerin 140 kilometre uzunluğundaki Zimbabwe-Mozambik sınırında dikili tel örgüyü tamir edeceklerini kaydetti.</p>
<p>Öldürülen gergedan sayısındaki tırmanış, özellikle Çin ve Vietnam&#8217;da gergedan boynuzundan yapılan geleneksel ilaçlara talebin hızla artmasıyla açıklanıyor.</p>
<p>Ancak bilim insanları, gergedan boynuzunun insan tırnağı ile aynı maddeden oluştuğunu ve bugüne değin tıbben hiçbir tedavi özelliğinin kanıtlanmadığını vurguluyor.<br />
20 bin kaldı</p>
<p>Buna karşın Asya ülkelerinde gergedan boynuzu karaborsada kilosu 55 bin dolardan el değiştirir hale geldi.</p>
<p>Güney Afrika Cumhuriyeti, dünya çapında sadece 20 bin dolayında kalan gergedan nüfusunun yüzde 70&#8242;ten fazlasına ev sahipliği yapıyor.</p>
<p>Hükümet, türü tehlikeye giren bu hayvanları korumak için gergedan boynuzu ticaretini yasalaştırmanın daha etkin bir yol olup olmadığını incelemek üzere bir komisyon atadı.</p>
<p><a href="http://www.ntvmsnbc.com/id/25323836/">http://www.ntvmsnbc.com/id/25323836/</a></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2784/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2784/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2784/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2784/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2784/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2784/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2784/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2784/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2784/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2784/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2784/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2784/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2784/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2784/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com&amp;blog=11110558&amp;post=2784&amp;subd=hayvanozgurluguhareketi&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2012/02/20/gergedan-avcilarin-karsi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/85c472edf631237fa511ee63f8ee6373?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">cemebolu</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://media.ntvmsnbc.com/j/NTVMSNBC/Components/ArtAndPhoto-Fronts/Sections-StoryLevel/Ye%C5%9Fil%20Haber/Hayvanlar%20Alemi/tehlikede/gergedan.hlarge.jpg" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>İnsanmerkezcilik Biyomerkezciliğe Karşı: Yanlış Bir Ayrım</title>
		<link>http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2012/02/19/insanmerkezcilik-biyomerkezcilige-karsi-yanlis-bir-ayrim/</link>
		<comments>http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2012/02/19/insanmerkezcilik-biyomerkezcilige-karsi-yanlis-bir-ayrim/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 19 Feb 2012 19:29:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>CemCB</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayvan Özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Deneyleri]]></category>
		<category><![CDATA[derin ekoloj]]></category>
		<category><![CDATA[murray bookchin]]></category>
		<category><![CDATA[radikal ekoloji]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal ekoloji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/?p=2779</guid>
		<description><![CDATA[Ian Angus &#8220;Ya ekososyalizm ya barbarlık: Üçüncü bir yol yok&#8221; Murray Bookchin, yanlış bir ayrımı tartışıyor. Bazı yeşil yazarlar, özellikle de derin ekoloji gibi görüşleri savunanlar sosyalist çevrecileri insanmerkezcilikle, insan ihtiyaçlarına mutlak bir üstünlüğe sahip gözüyle bakarken insan olmayan doğanın ihtiyaçlarını ya görmezden gelerek ya da önemsiz görerek davranmakla suçluyorlar. Bu duruma karşılık olarak ekosentrizm [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com&amp;blog=11110558&amp;post=2779&amp;subd=hayvanozgurluguhareketi&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://louiskennedy.files.wordpress.com/2011/02/munching-on-the-planet.jpg" alt="" /></p>
<p><span style="color:#ff0000;"><strong>Ian Angus</strong></span></p>
<p><strong>&#8220;Ya ekososyalizm ya barbarlık: Üçüncü bir yol yok&#8221;</strong></p>
<p>Murray Bookchin, yanlış bir ayrımı tartışıyor.</p>
<p>Bazı yeşil yazarlar, özellikle de derin ekoloji gibi görüşleri savunanlar sosyalist çevrecileri insanmerkezcilikle, insan ihtiyaçlarına mutlak bir üstünlüğe sahip gözüyle bakarken insan olmayan doğanın ihtiyaçlarını ya görmezden gelerek ya da önemsiz görerek davranmakla suçluyorlar. Bu duruma karşılık olarak ekosentrizm ya da biyomerkezcilik, yani yaşayan bütün varlıkların ya aynı ya da birbirine benzer bir içsel değere sahip olduğu şeklinde bir görüşü ortaya sürüyorlar.</p>
<p><span id="more-2779"></span></p>
<p>Kendine biyomerkezci diyenlerin çoğu kendi görüşlerinin sosyalizm ya da Marksizm’den üstün olduğunu ya da birbiriyle uyuşmadığını söylüyor. Örneğin David Orton 2008 yılında Belem Ekososyalist Deklarasyonu’nu deklarasyon “Dünya merkezli değil, insan merkezli olduğu” için imzalamayı reddetti.</p>
<p>Ekolojik bir bilinç taşıyan sosyalistler arasında bu tür eleştirilere yanıt vermek gibi bir eğilim söz konusu, yani insanmerkezci olduğumuzu reddederek cevap veriyoruz. Bu elbette anlaşılması mümkün olan bir tepki: ne de olsa, kim doğaya karşı olarak etiketlenmek ister ki?</p>
<p>Aşağıdaki yazı, ünlü radikal ekolog Murray Bookchin’in çok farklı bir yanıt verdiğini gösteriyor bu yaklaşıma, bu yaklaşım  bana göre yeşil solculardan ya da solcu yeşillerden ciddi bir şekilde ele alınmayı hak ediyor, Bookchin’in anarşişt felsefesine katılsalar da katılmasalar da.</p>
<p>Bu yazı, Murray Bookchin’in “Durduğum Yer” adlı yazısından bir alıntı (Defending the Earth-2011). Bu kitapta Bookchin, EarthFirst! Kurucusu derin ekoloji yandaşı Dave Foreman’la bu tür konuları konuşuyor ve tartışıyor. Kitabın baskısı kalmadı ama Anarşist Kütüphane’den indirilebilir.</p>
<p>++++++++++++++++++</p>
<p><em>Bana “insanmerkezci” diyenlere şunu sormak zorundayım: “neden “insanmerkezcilik”le “biyomerkezcilik” arasında bir seçim yapmam  gerekiyor? Dünya’nın insan sömürüsü için “yaratıldığına” asla inanmadım. Aslında, koyu bir sekülarist olarak asla “yaratıldığına” da inanmadım. Ayrıca insanların doğayı “tahakküm “ altına alması gerektiğine de inanmıyorum, bunun nihai imkânsızlığı ise sosyal ekolojide anahtar görevi görüyor.</em></p>
<p><em>Doğal evrimin ve evet yaban hayatının harikalarına yönelik uzun sürelerdir devam edem hayranlığımı göz önüne alırsak, benim ekolojik krizin toplumsal köklerinden saptıran bir  biyomerkezciliğe ne ihtiyacım olabilir ki? İnsan türünden olmayan doğanın ve insan doğasının birbirine aynen kalp karıncığının kulak memesine olduğu gibi bağlandığına, hem  insan hem de insan  olmayan canlıların doğasının moral  anlamda bir dikkati hakettiğine inanıyorum.</em></p>
<p><em>Dünya’nın İnsanlık tarafından tımar edilmesi için yaratıldığı şeklindeki bir din prensibine dayanan bir insanmerkezcilik, benim düşünme biçimimden en az insan toplumunu bir tür hayvan toplumuna çeviren biyomerkezcilik kadar uzak.</em></p>
<p><em>Daha iyi bir perspektife ihtiyacımız var bence. Bir yüzyıl içerisinde artık yaban alanlar ya da vahşi hayat diye bir şey kalacak mı sorusu ne türden bir topluma sahip olacağımıza karar vermemize bağlı-insan türünün başarısızlıklarına, dünyanın başına gelmiş bir “kanser” olup olmadığını söylemeye ya da Neolitik dönemin, Pleistosen çağlarının yüceltilmesine değil. Sadece insan türünden olmayan hayata karşı aldığımız tavra değil, köylülerin hayatta kalması  için ormanları yok etmesine, geleneksel hayat tarzlarını pazarlık sırasında yok eden sayısız toplumsal baskı biçimlerine karşı alacağımız tavır da belirleyecek.</em></p>
<p><em>Daha kökten bir tavır ise-kelimenin gerçek anlamıyla “radikal” olmak istiyorsak artık köklere inmenin zamanıdır- yüzyıl içerisinde artık yaban hayatı ya da el değmemiş bölgelerin kalıp kalmayacağı, ekonomik olarak büyümeyen bir ülkenin ya da girişimin yerel ya da uluslararası arenada mideye indirildiği türden “büyü ya da öl” şeklinde bir ekonomiyi (serbest pazara dayalı şirket kapitalizmi ya da bürokratik devlet kapitalizmi olsun) desteklemeye devam edip etmeyeceğimize de bağlı.</em></p>
<p><em>Gerçekten de insanlık evrimsel potansiyellerini ekolojik temelli ve yaratıcı canlılar olarak hayata geçirene dek bütün biçimleriyle toplumsal baskılar tarafından meydana getirilmiş olan antagonizmler gezegeni hem insan hem de insan türünden olmayan hayat özneleri adına paramparça edecek.</em></p>
<p><em>İkinci doğanın bu berbat çözülüşü için doğrudan teknolojiyi suçlamak; insan nüfusunun artışı kültürel faktörlerden etkilenmiyormuş gibi davranmak; günümüzdeki ekolojik krizden büyük oranda sorumlu olan kök toplumsal faktörleri neredeyse tamamen biyolojik faktörlere indirgemek-bunların hepsi ekolojik bozulmaların aslında toplumsal bozulmalardan kaynaklandığı gerçeğinden dikkatimizi başka yönlere çekmek için. “Doğaya hakim olmak” nosyonunun kökleri insanın insanı tahakküm altına almasında yatıyor-gençleri gerontokrasiye(yaşlıların yönettiği devlet vb.) itaat etmeye, kadınları ataerkiye boyun eğmeye, sıradan insanları askeri yapılara, çalışan insanları kapitalist ya da bürokratik sömürü sistemlerine vd boyun eğdiren hiyerarşiler halinde tahakküm altına almasında yatıyor (Burada Dr. Steve Best’in bu hiyerarşinin başlangıcını aslında önce hayvanların evcilleştirilmesi sürecine bağladığını hatırlamakta fayda var, yazar bu noktayı önemsemiyor ya da düşünmüyor).</em></p>
<p><em>Bize insan türünden olmayan hayat öznelerine hürmet göstermeyi öğretecek yeni bir duyarlılığa; eşyaların üretilmesi ve tüketilmesinde yeni değerler yaratacak; yıkıcı olmak yerine hayat yaratacak ve yeşertecek teknolojilere; insan nüfuslarıyla insan türünden olmayan canlıların yaşadığı dünya arasındaki çatışmaları ortadan kaldıracak; doğal çeşitliliği ve evrimsel gelişmeleri özendirecek yeni bir duyarlılığa ve derin kültürel değişimlere ihtiyacımız var. Bu ihtiyaçlar üzerine bir çok kitapta ve makalede uzun uzun yazdım. Ama insanları satan  ve satın alan, sömürenler ve sömürülenler, itaat edenler ve itaat edilenler olarak hayatın bütün aşamalarında birbirine düşüren bir toplumda bu tür kültürel değişimlerin gerçekleşebileceğine gerçekten inanan var mı?</em></p>
<p><em>Bu tür hayati önem taşıyan sorunlardan en iyi ihtimalle onları görmezden gelen ya da muğlak bir “İnsanlık”ı çürümüş toplumsal bir sistem tarafından üretilmiş sorunlar adına suçlayan bir “biyomerkezcilik”le dikkatimizi başka yönlere çekmek, aslında ekoloji hareketini ideolojik bir yanyola saptırmaktır. Biyomerkezciliğe, insanmerkezciliğe ya da herhangi bir “merkezciliğe” ihtiyacımız yok, popüler bakışı ekolojik krizin toplumsal kaynaklarından uzaklaştıran hiçbir ideolojiye ihtiyacımız yok.</em></p>
<p><em>Tekrar edeceğim ama, derin ekolojinin sınırlı ve bazen yolunu şaşırmış sosyal anlayışından neden hiçbir “radikal” ekoloji felsefesinin zamanımızın yönetici elitleri  için daha uygun olamayacağını söyleyeyim.  Değerlerimizi, bu değerlerin sosyal kaynaklarına inmeden suçlayan ekolojik kriz üzerine bir perspektif sunuyorum şimdi: bu perspektife göre yoksulların ve ezilenlerin neden bu kadar  çok sayıda nüfus artışına sebep olduğu ya da insan nüfusunu hangi toplumsal değişimlerin dengeye oturtabileceği gibi gerçeklere bakmaksızın nüfus artışı kınanır. Teknoloji ise teknolojiyi kimin hangi amaçlarla geliştirdiğine bakmaksızın suçlanır. Tüketiciler, büyük medya aygıtlarının kültürel ve manevi anlamda anlamlı bir hayat sürmek yerine tüketmeye çağıran büyü ya da öl ekonomisinin suçlu olduğu söylenmeden suçlanırlar.</em></p>
<p><em>Bu meseleleri keşfetmek, bunlar konusunda tutarlı açıklamalar sunabilmek ya da başa  çıkma konusunda en azından net bir yön duygusu belirleme konusunda başarısız olmak ise günümüzde yaşayan ekolojik bakışa sahip insanların karşılaştığı temel sorunları es geçmektir. Böyle yapmak demek, ekoloji hareketinin, net bir cinsiyet eşitliği adına kadın mücadelelerinden, ırk eşitliği adına farklı ırktan insanların mücadelelerinden, yoksulların ekonomik eşitlik mücadelelerinden, gay ve lezbiyen gibi altkültürlerin toplumsal eşitlik mücadelesinden ve bütün ezilenlerin insan eşitliği mücadelesinden kopartılması demektir.</em></p>
<p><em>Çoğu derin ekolog tarafından üretilen literatür mesela gettolardaki kurşun zehirlenmelerine pek dikkat çekmez. Nadiren işyerindeki kirliliği söz konusu eder, kadınları, etnik azınlıkları ve şehirde yaşayanları tehdit eden özel çevre sorunlarını nadiren gündeme getirir. EarthFirst!’ün yaban yaşam alanlarına ve yaban hayatına gösterdiği hürmet takdire layık, ama derin ekolojinin kendisini takip edenleri radikal bir toplumsal yönelim belirleme konusunda ortaya koyduğu başarısızlık ne yazık ki bu insanları bir yaban tarikatinin üyelerine indirgiyor.</em></p>
<p><em>Dahası, “İnsanlık”a yönelik yersiz saldırısında, derin ekoloji, yaban yaşam alanlarına ve yaban hayatına en az derin ekologlar kadar saygı duyma ihtimali olan, ama kendinden nefret etme ve insansevmezlik duygusunu paylaşma konusunda isteksizlik gösteren bir çok aktivisti de yabancılaştırıyor kendine.</em></p>
<p><em>Yer sorunu bana derin ekolojinin neden “derin” olmaktan uzak olduğunu açıklayacak sebepleri yazma  fırsatı vermiyor. Vurgulamam gereken şey, sosyal ekolojinin ne biyomerkezci ne de insanmerkezci olduğudur. Sosyal ekoloji, tam tersine, doğacıdır.</em></p>
<p><em>Doğacı yönelimi nedeniyle sosyal ekoloji, biyomerkezcilere kıyasla yaban yaşam alanları ve yaban hayatıyla daha az ilgilidir denemez. Bir bisikletçi, bir ekolog ve  en önemlisi özgürlüğe gönülden bağlanmış bir doğacı olarak takip ettiğim izler, uzun uzun baktığım manzaralar ya da tepelerde &#8211; uçurumlardan saatlerce izlediğim şahinleri en az derin ekologlar kadar tutkuyla anlatabilirim.</em></p>
<p><em>Ancak sosyal ekoloji, insanlığın ve toplumun derin köklerinin doğanın evriminde olduğunu vurgulaması anlamında da doğacıdır. Bu yüzden “ikinci doğa” terimini doğadan çıkmış insanın toplumsal hayat gelişimini vurgulamak  için kullanıyorum.</em></p>
<p><em>Sosyal ekolojinin doğacı perspektifinin ikinci yönü ise sadece insan sevmeme duygusuna meydan okumakla kalmıyor, klasik sosyal teoriye de karşı çıkıyor. Sosyal ekoloji felsefesi insan ve  insan olmayan canlıların evrimi arasında-olası bir zıtlığı bir kenara koyalım- bütün bütün bir kopma olabileceği olasılığını reddediyor. Doğacılar olarak insanların ilk insan ya da insan türünden olmayan doğalarından, memeliler ve primatlar olarak değişebilir kurumlar, teknolojiler, değerler ve iletişim biçimlerinden oluşan yeni bir alan oluşturmak için evrildiği gerçeğine saygı duyuyoruz.</em></p>
<p><em>Sosyal ekoloji hem biyolojik hem de sosyal canlılar olduğumuzu söyler. Gerçekten de sosyal ekologlar insanlığı hem kendine ve hem de daha önemli bir sonuç yaratacak şekilde insan türünden olmayan doğayla karşı karşıya getiren toplumsal tarihi dikkatle analiz eder.</em></p>
<p><em>Yüzyıllar boyu, önceden defalarca söylediğim gibi, sosyal çatışmalar tahakküm ve hakimiyete dayalı hiyerarşilerin  ve sınıfların gelişmesini sağladı, insanların büyük çoğunluğu bu süreçte doğanın kendisi kadar acımasızca sömürüldüler. Sosyal ekoloji dikkatle bu toplumsal tarihe odaklanır ve doğayı tahakküm altına alma düşüncesinin aslında insanın insanı tahakküm altına almasından kaynaklandığını ortaya çıkarır. Bu hiyerarşik mentalite ve sistem, insanların &#8211; özellikle, gençlerin, kadınların, farklı ırktan insanların ve, evet, işçi ve özne olarak erkeklerin -toplumsal olarak hakimiyet altına alınması ve bu grupların insan türünden olmayan canlıların doğasına ait olduklarının kabulüyle ortaya çıkmıştır.</em></p>
<p><em>Bu yüzden, bir çok derin ekologdan farklı olarak, sosyal ekologlar insanları tahakküm ve hiyerarşiden özgürleştirene kadar-sadece ekonomik sömürü ve sınıf yönetiminden değil- gezegenin yaban alanlarını ve yaban hayatı kurtarma  şansımızın uzaklarda olduğunu kavrıyorlar.</em></p>
<p><em>Bu; radikal ekoloji hareketinin çoğumuz öncelikle olarak bu toplumun yaban hayatı ve yaban yaşam alanlarına verdiği zarara odaklansak da insanların acısını çektiği zulümleri ortadan kaldıracak programları olmalı, anlamına geliyor.</em></p>
<p><em>İnsan özgürlüğü projesinin artık ekolojik bir proje olduğu, Dünya’yı savunma projesinin de artık sosyal bir projeye dönüştüğü gerçeğini asla göz ardı etmemeliyiz.</em></p>
<p><em>Bir eko-anarşizm biçim olarak sosyal ekoloji bu iki projeyi; öncelikle diyalektik doğacılık adını verdiğim organik bir düşünce biçimi aracılığıyla; ikinci olarak, tamamlayıcılık etiği adını verdiğim bir karşılıklılık ve ekoloji etiği ile; üçüncü olarak eko-teknoloji adını verdiği yeni bir teknik aracılığıyla; ve son olarak eko-topluluklar adını verdiğim yeni insan ilişkiler biçimleri aracılığıyla birbirine bağlıyor.</em></p>
<p><em>Ekoloji kadar şehirler üzerine, kirlilik kadar ütopyalar üzerine, yeni teknolojiler kadar yeni politikalar üzerine; yeni bir ekonomi kadar yeni bir ekolojik hassasiyet üzerine yazmış olmam bir raslantı değil. Tutarlı bir ekolojik felsefe bu soruların hepsi üzerine düşünmeli.</em></p>
<p>Çeviri. CemC</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2779/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2779/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2779/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2779/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2779/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2779/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2779/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2779/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2779/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2779/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2779/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2779/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2779/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2779/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com&amp;blog=11110558&amp;post=2779&amp;subd=hayvanozgurluguhareketi&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2012/02/19/insanmerkezcilik-biyomerkezcilige-karsi-yanlis-bir-ayrim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/85c472edf631237fa511ee63f8ee6373?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">cemebolu</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://louiskennedy.files.wordpress.com/2011/02/munching-on-the-planet.jpg" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>Trolcünün Teknesi, Balıkların Hayatı</title>
		<link>http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2012/02/19/trolcunun-teknesi-baliklarin-hayati/</link>
		<comments>http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2012/02/19/trolcunun-teknesi-baliklarin-hayati/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 19 Feb 2012 07:57:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>CemCB</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/?p=2776</guid>
		<description><![CDATA[&#160; Rumelikavağı Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Ahmet Aslan’ın trolcülerin silahlı saldırısında gözünü kaybetmesiTürkiye’deki ‘trol gerçeği’ni bir kez daha gösterdi. Yasadışı trolcülerin hayatını kararttığı, sadece Aslan değil, pek çok başka örnek var. İşte bu durum İstanbul Valiliği’ni harekete geçirdi ve yasadışı trolcülere karşı çok ağır cezalar gündeme geldi. Vali Hüseyin Avni Mutlu’nun talimatıyla İstanbul’un ilk ‘yediemin tekne limanı’ devrede. [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com&amp;blog=11110558&amp;post=2776&amp;subd=hayvanozgurluguhareketi&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://i.radikal.com.tr/644x385/2012/02/18/fft5_mf920880.Jpeg" alt="Trolcünün teknesine 'hapis' geliyor " /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Rumelikavağı Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Ahmet Aslan’ın trolcülerin silahlı saldırısında gözünü kaybetmesi<a href="http://www.radikal.com.tr/index/Turkiye">Türkiye</a>’deki ‘trol gerçeği’ni bir kez daha gösterdi. Yasadışı trolcülerin hayatını kararttığı, sadece Aslan değil, pek çok başka örnek var. İşte bu durum <a href="http://www.radikal.com.tr/index/istanbul">İstanbul</a> Valiliği’ni harekete geçirdi ve yasadışı trolcülere karşı çok ağır cezalar gündeme geldi. Vali Hüseyin Avni Mutlu’nun talimatıyla <a href="http://www.radikal.com.tr/index/istanbul">İstanbul</a>’un ilk ‘yediemin tekne limanı’ devrede. Yenikapı <a href="http://www.radikal.com.tr/index/IDO">İDO</a> iskelesinin yanındaki yediemin limanı 300 tekne kapasiteli olacak. Yasadışı trolcüler, yasal boşluklar ve teknelerinin bağlanacağı bir liman olmadığı için yakalandıktan kısa süre sonra tekrar ‘ava’ çıkıyordu. Ama şimdi, ‘yediemin kıskacı’nda olacaklar.</p>
<p><span id="more-2776"></span></p>
<p><strong>‘Trol lobisi oluşmuştu’ </strong><br />
<a href="http://www.radikal.com.tr/index/istanbul">İstanbul</a> Su Ürünleri Kooperatifi (Sürkoop) Birlik Başkanı Erdoğan Kartal, denizlerde avlanmaya ilişkin 1380 Sayılı Su Ürünleri Kanunu’nda sıkıntılar olduğuna dikkat çekiyor. Kartal, ”2005’e kadar yasak avlanma adli suç kapsamındaydı. Ama 2005’te <a href="http://www.radikal.com.tr/index/AB">AB</a>’ye uyum kapsamında idari para cezasına dönüşünce ipin ucu iyice kaçtı. Büyük bir trol lobisi oluştu. Bir an önce yasalar gözden geçirilerek yaptırımlar ağırlaştırılmalı. Bu kurşunlama olayından sonra valilik duruma el koydu ve ilk kez bir yediemin limanı ayarladı. Bu çok etkili oldu. Son 4-5 akşamdır ne Kumkapı’da ne de Yeşilköy’de yasadışı trole çıkan var” diyor.</p>
<p><strong>Balıkçı ‘cinayeti gördü’ </strong><br />
“Yasa dışı trol yapanlar, doğmamış bebeklerin rızkını çalıyor, denizde katliam yapıyor”diyen ve ailesi 5 kuşaktır balıkçılık yapan Ali Aslan da trolün aslında birçok ülkede yasal ve kontrollü olarak kullanıldığını hatırlatarak, “Ama bizde yasadışı avlanarak haksız kazanç elde edenler işi iyice mafyavari hale getirdi. Ben yasal trol yapan bir balıkçıyım” diyor.<br />
Eyüp Arat ise “3. nesildir balıkçıyız. 90’ların başında neredeyse herkes trol yapıyordu. Selimpaşa tarafında 4-5 yıl ben de yaptım. Ama sonra balık bulamamaya başladık. Denizin bizim yanlış avlanmamızla tükendiğini gördüm ve vazgeçtim. Sadece trolü yasaklamak çözüm değil. Dev gırgır ağları hatta olta balıkçıları da elini taşın altına koymalı.” diyor.</p>
<p><strong><a href="http://www.radikal.com.tr/index/Yunanistan">Yunanistan</a> trolle avlanan tekneleri batırıyor </strong><br />
Trol, 3 metre genişliğinde iki metal kapak ile arkasında bağlı geniş bir ağdan oluşan düzenek. Denizin dibini tarayarak ne var ne yok çekip ağlara dolduruyor, balık yuvalarını da tahrip ediyor. Trolle avlanmak için yasal şartlar var. Yılın 9 ayı karadan 3 mil açıkta yapılıyor. Marmara Denizi ve Boğazlarda trol yapmaksa kesinlikle yasak. Ama kaçak avlanma da en çok buralarda yapmakılıyor. Cezalar ise caydırıcı değil. Usulsüz avlanma sonucu sözgelimi 20-30 milyar lira kazanç sağlayanlara 1-2 milyar gibi ‘sembolik’ para cezaları kesiliyor. <a href="http://www.radikal.com.tr/index/Yunanistan">Yunanistan</a>’da ise trol 80’li yıllarda yasaklandı. Trol yapanlar yakalanınca mürettebat boşaltılıp tekneleri batırılıyor.</p>
<p><strong>Trollenen bir hayat: Resul’ün sandalyesi </strong><br />
“Her gece rüyamda denizi görüyorum, deniz çok yakınımda duran ama bir türlü kavuşamadığım bir sevgili gibi” diyor, gözlerini Karadeniz’in bulanık sularına dikip&#8230; Adı Resul Sedef&#8230; 33 yaşında&#8230; Sakarya Karasulu&#8230;Balıkçı bir ailenin 4 oğlunun en küçüğü ve denize en sevdalısı. Karadeniz gibi, kıpır kıpır ve en hırçın olanı.<br />
Deniz sevdası yüzünden okulu bile terk eden Resul, babası, ağabeyleri ve 13 metrelik ekmek tekneleriyle kâh palamut, kâh hamsi, kâh karides peşinde koşturuyor, aylarca karayı görmüyordu. Yıllar geçti, 27 yaşında genç bir adam oldu. Askere gitti, nişanlandı. Sevdiğiyle gelecek hayalleri kuruyordu. Ancak 27 Şubat 2006’da trol mafyasının saldırısına uğradı ve kurşunlandı. Durumu ağırdı, doktorlar yaşama şansının yüzde 5 olduğunu söylüyordu. Sonunda 3 aylık yaşam savaşını kazandı Resul, ama göğsünden aşağısı felç olmuştu. Evlilik hayalleri tekerlekli sandalyeye mahküm bir ‘bekâr’ olarak son bulmuştu.</p>
<p><strong>‘Lazlar buradan gidecek’ </strong><br />
6 yıl önce avlanmak için gittikleri <a href="http://www.radikal.com.tr/index/Silivri">Silivri</a> Selimpaşa Limanı’nda, trol mafyası, avı yalnızca kendine toplamak ve sayıları 20’yi bulan diğer teknelere gözdağı verip kaçırmak için olay çıkartmayı kafaya koymuştu. Avlanma yapan tekneler arasında 54 plakalı yabancı tek tekne ise ‘Sedefim’di. Bu yüzden kolay hedefti. Akşam yorgun argın gelip limana demirlediklerinde, 25 kişilik bir grup, sudan bir sebeple üstlerine gelerek olay çıkardı. Ve birden pompalı tüfek ve tabancalar ateşlendi. Resul’e teknenin güvertesinde isabet eden kurşun, sol omuzundan girip omuriliğine saplanmıştı&#8230;<br />
“Ortalık bir anda savaş alanına dönmüştü, üzerimize kurşun yağıyordu. Aralarından biri ‘Bu Lazlar buradan gidecek’diye bağırıyordu. Bir kurşun babamın yüzünü sıyırıp geçti. Diğeri de sol omzumun üzerinden girip köprücük kemiğimi kırarak omurliğime saplanmış. O an bir çuval gibi yere düştüm. Bilincim yerindeydi, yaralandığımın farkındaydım ama ayaklarımda his kalmamıştı ve ayağa kalkamıyordum, bayılmışım.”<br />
O yaralanmayla tekerlekli sandalyeye mahküm olan Resul’ün şimdi tek yardımcısı annesi Hanife Sedef. Söz nişanlısından açıldığında sadece susuyor, “Annem en büyük yardımcım. Hayata küsmedim ama denize küstüm. Yasadışı avlanmayla ilgili ağır yaptırımlar olmalı. Umarım bir an önce yetkililer gerekli tedbirleri alır ve kimse bu kadar ağır bedel ödemek zorunda kalmaz” diyor.</p>
<p><a href="http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetayV3&amp;ArticleID=1079204&amp;CategoryID=77">http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetayV3&amp;ArticleID=1079204&amp;CategoryID=77</a></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2776/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2776/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2776/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2776/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2776/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2776/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2776/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2776/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2776/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2776/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2776/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2776/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2776/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2776/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com&amp;blog=11110558&amp;post=2776&amp;subd=hayvanozgurluguhareketi&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2012/02/19/trolcunun-teknesi-baliklarin-hayati/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/85c472edf631237fa511ee63f8ee6373?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">cemebolu</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://i.radikal.com.tr/644x385/2012/02/18/fft5_mf920880.Jpeg" medium="image">
			<media:title type="html">Trolcünün teknesine &#039;hapis&#039; geliyor </media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>PETA ve Cinsiyet Ayrımcılığı</title>
		<link>http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2012/02/19/peta-ve-cinsiyet-ayrimciligi/</link>
		<comments>http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2012/02/19/peta-ve-cinsiyet-ayrimciligi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 19 Feb 2012 07:26:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>CemCB</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/?p=2773</guid>
		<description><![CDATA[Video: http://video.haberturk.com/haber/video/peta-iyice-abartti/58317 PETA porno site açmak istemesi yanında  eylemlerinde de böyle bir tavrı sürdürüyor. Olayın ciddiyetini insanların algılamasını engelleyecek şekilde dürtülere hitap ederek mesajın basitleşmesine yol açıyor. İstanbul&#8217;da PETA kürk protestosu eyleminde kullanılan yöntem de aynıydı. İnsanlar mesaja değil giysiye ve kadınlara bakıyor, ve olayı gülünç buluyorlar. Eylemin &#8220;şık&#8221;lığı, ilgi çekiciliği hedef şaşırtıyor. Hayvan haklarını [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com&amp;blog=11110558&amp;post=2773&amp;subd=hayvanozgurluguhareketi&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Video:</p>
<p><a href="http://video.haberturk.com/haber/video/peta-iyice-abartti/58317">http://video.haberturk.com/haber/video/peta-iyice-abartti/58317</a></p>
<p>PETA porno site açmak istemesi yanında  eylemlerinde de böyle bir tavrı sürdürüyor. Olayın ciddiyetini insanların algılamasını engelleyecek şekilde dürtülere hitap ederek mesajın basitleşmesine yol açıyor. İstanbul&#8217;da PETA kürk protestosu eyleminde kullanılan yöntem de aynıydı. İnsanlar mesaja değil giysiye ve kadınlara bakıyor, ve olayı gülünç buluyorlar. Eylemin &#8220;şık&#8221;lığı, ilgi çekiciliği hedef şaşırtıyor. Hayvan haklarını savunalım derken kadın cinselliğinin bu kadar sık kullanılması hiç iyi niyetli bir seçim değil.</p>
<p>haberturk.com haberi:</p>
<p>Dünyanın en ünlü insanlarını reklam kampanyalarında soyarak isminden bahsettiren hayvan hakları savunucusu <a href="http://www.haberturk.com/etiket/peta">PETA</a>&#8216;nın son <a href="http://www.haberturk.com/etiket/reklam_filmi">reklam filmi</a> büyük tepki çekiyor. &#8220;Tantra uzmanı bir porno yıldızı kadar iyi sevişebilir&#8221; sloganlı reklam, <a href="http://www.haberturk.com/etiket/vejeteryan">vejeteryan</a>ların yatakta kız arkadaşını yaralayabilecek kadar &#8220;iyi&#8221; olabileceklerini iddia ediyor.</p>
<p>Sevgilisiyle ilişkiye girerken kafasını duvara çarpan genç bir kadının boyunluk taktığı <a href="http://www.haberturk.com/etiket/reklam_filmi">reklam filmi</a>, kadın hakları savunucularından tepki aldı.</p>
<p>Reklam filminin &#8220;<a href="http://www.haberturk.com/etiket/vah%C5%9Fi_seks_iyi_sekstir">vahşi seks, iyi sekstir</a>&#8221; ve genç erkeklere sevgililerine kötü davranma mesajı yüklü olduğunu savunanlar, bu reklamın bir şakadan ibaret olmasının bile durumu hafifletmediğini söylüyorlar.</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2773/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2773/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2773/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2773/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2773/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2773/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2773/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2773/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2773/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2773/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2773/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2773/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2773/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2773/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com&amp;blog=11110558&amp;post=2773&amp;subd=hayvanozgurluguhareketi&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2012/02/19/peta-ve-cinsiyet-ayrimciligi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/85c472edf631237fa511ee63f8ee6373?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">cemebolu</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Badem&#8217;i Sopayla Döverek Eğitenler</title>
		<link>http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2012/02/18/bademi-sopayla-doverek-egitenler/</link>
		<comments>http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2012/02/18/bademi-sopayla-doverek-egitenler/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 18 Feb 2012 19:40:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>CemCB</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/?p=2771</guid>
		<description><![CDATA[&#160; Badem&#8217;in çığlıkları , hepimizin kulaklarından  girip, vicdanlarında  takılı kaldı.. Gördük ki.. 4 yıl önce yapılan eziyet gizli  kalmıyor.. Elbette Badem &#8216;e  yapılan eziyetin  hesabı sorulacak, Bir çığlığına dünyayı  degişmecegimiz hayvanlarımızı  emanet  ettigimiz, Veteriner Hekim  tarafından sopa  ile vurulması  anlaşılır  degil.. Veteriner Hekımler hayvan saglıgı  egıtımı alıyorlar, Dayak atma gibi özel bir egıtım olmadıgını düşünüyorum.Savunmasız bir canlıya dayak  atmak [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com&amp;blog=11110558&amp;post=2771&amp;subd=hayvanozgurluguhareketi&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<span style="text-align:center; display: block;"><a href="http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2012/02/18/bademi-sopayla-doverek-egitenler/"><img src="http://img.youtube.com/vi/Ma26wjIlPRo/2.jpg" alt="" /></a></span>
<p>Badem&#8217;in çığlıkları , hepimizin kulaklarından  girip, vicdanlarında  takılı kaldı..</p>
<p>Gördük ki.. 4 yıl önce yapılan eziyet gizli  kalmıyor..</p>
<p>Elbette Badem &#8216;e  yapılan eziyetin  hesabı sorulacak,</p>
<p>Bir çığlığına dünyayı  degişmecegimiz hayvanlarımızı  emanet  ettigimiz, Veteriner Hekim  tarafından sopa  ile vurulması  anlaşılır  degil..</p>
<p>Veteriner Hekımler hayvan saglıgı  egıtımı alıyorlar, Dayak atma gibi özel bir egıtım olmadıgını düşünüyorum.Savunmasız bir canlıya dayak  atmak suretı ıle egitmek, cagımızda affedilir degildir.Bırakın Hayvan  sevmeyi, Bu görüntü ve ses kaç kişiyi rahatsız etmiştir. Nasıl olur da  biri video ceker dıgerlerı de Badem&#8217;i sopalar.</p>
<p>Ancak bu video  4 yıl önce çekilmiş,</p>
<p>Kim çekmiş ??</p>
<p>Niye müdahale etmemiş ???</p>
<p>Kaymakamlıga hangi tarihte verilmiş  ??</p>
<p>Suç  kadar bu suc kim tanıklık  edip 4 yıl boyunca susmuş..?</p>
<p>Bunların yanıtlarını arayacagız..Yıllardır..tutuklu   bulunan Yunusları Özgürleri için yaptıgımız eylemler devam edecektir.. ..</p>
<p>Nerde bir hayvana eziyet varsa&#8230;Orada olacagız..</p>
<p>Badem&#8217; e vurulan sopalar bizim üzerimize inse bu kadar canımız yanmazdı..</p>
<p>Oysa savunması olmayan Badem&#8217; e inen sopalar  bizlerde onarılmaz  acılar yaşatmakta&#8230;.</p>
<p>Onun her çığlığına, bizlerden ses gelecektir&#8230;Takipçisi olacağız ve bu kişinin ceza alması için ilgili meslek odasından savcılığa kadar tüm girişimleri bugün itibarıyla başlattığımızı , Badem &#8216;in madem sahipleri takip etmiyor biz takip edeceğimizi onun adına kamuoyuna bildiriyoruz.</p>
<p><strong>HAYTAP  HAYVAN HAKLARI FEDERASYONU</strong></p>
<p><strong>adına</strong></p>
<p><strong>BASIN SÖZCÜSÜ</strong></p>
<p><strong>ŞULE BAYLAN</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2771/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2771/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2771/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2771/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2771/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2771/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2771/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2771/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2771/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2771/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2771/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2771/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2771/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2771/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com&amp;blog=11110558&amp;post=2771&amp;subd=hayvanozgurluguhareketi&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2012/02/18/bademi-sopayla-doverek-egitenler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/85c472edf631237fa511ee63f8ee6373?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">cemebolu</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Hayvan Öldürene Ceza Yolda</title>
		<link>http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2012/02/18/hayvan-oldurene-ceza-yolda/</link>
		<comments>http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2012/02/18/hayvan-oldurene-ceza-yolda/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 18 Feb 2012 12:17:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>CemCB</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/?p=2769</guid>
		<description><![CDATA[Mevzuatı gözden geçirirken, hayvanlara yönelik bazı cezaların ağır olmadığını gördüklerini ifade eden Eroğlu, &#8220;Kedi, köpek öldürmek cezasız bırakılmamalı.&#8221; dedi. Bakan Eroğlu, AK Parti Grup Başkanvekili Ayşenur Bahçekapılı, BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, CHP İstanbul Milletvekilleri Umut Oran ve Melda Onur, MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri, AK Parti İstanbul Milletvekili Belma Satır, Sanatçı Yonca Evcimik ve [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com&amp;blog=11110558&amp;post=2769&amp;subd=hayvanozgurluguhareketi&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="news-detail-spot"><img src="http://www.mihav.com/images/news_upload/f3bfc378ba3f540fe3bb768995c7adc5.jpg" alt="'Kedi, Köpek Öldürene Ceza Yolda'" /></div>
<div></div>
<div>Mevzuatı gözden geçirirken, hayvanlara yönelik bazı cezaların ağır olmadığını gördüklerini ifade eden Eroğlu, &#8220;Kedi, köpek öldürmek cezasız bırakılmamalı.&#8221; dedi.</div>
<div id="news-detail-news-text">
<div id="haberMetinDiv">
<p>Bakan Eroğlu, AK Parti Grup Başkanvekili Ayşenur Bahçekapılı, BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, CHP İstanbul Milletvekilleri Umut Oran ve Melda Onur, MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri, AK Parti İstanbul Milletvekili Belma Satır, Sanatçı Yonca Evcimik ve Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP) Başkanı Kemal Şenpolat ile birlikte parlamentoda ortak basın toplantısı düzenledi.</p>
<p><span id="more-2769"></span></p>
<p>Bakan Eroğlu, hayvan haklarıyla ilgili mevzuatın gözden geçirildiğini belirterek, bu konuda hazırlanan düzenlemenin yakında Meclis&#8217;e sevkedileceğini söyledi. Türk kültüründe de hayvan sevgisinin çok önemli olduğunu vurgulayan Eroğlu, mevzuatı gözden geçirirken hayvanlara yönelik bazı cezaların ağır olmadığını gördüklerini ifade etti. Eroğlu, &#8220;Kedi, köpek öldürmek cezasız bırakılmamalı.&#8221; dedi. Eroğlu, Hükümet oldukları tarihten beri, hayvan haklarıyla ilgili önemli çalışmalar yaptıklarını belirterek, bunlar hakkında bilgi verdi. Hayvanları Koruma Yasası&#8217;nın çok önemli bir adım olduğunu belirten Eroğlu, bunun ardından bazı yönetmeliklerin çıkarıldığını söyledi.</p>
<p>Türkiye&#8217;de, 150 geçici hayvan barınağında 45 bin 624 hayvan bulunduğunu ifade eden Eroğlu, sokak hayvanlarının kısırlaştırılması, aşılanması ve küpelenmesinde seferberlik başlattıklarını, 2009-2011 yılları arasında belediyelere 4 milyon 311 bin lirayı hibe olarak aktardıklarını, geçici hayvan barınak ve bakımevleri için tip projeler çıkardıklarını söyledi.</p>
<p>Eroğlu, ekolojik çevrim açısından yaban hayatına yönelik çalışmalara da önem verdiklerini belirterek, nesli tükenmekte olan hayvanların korunmasını da dikkate aldıklarını, kış aylarında yiyecek sıkıntısı çeken hayvanlar için doğaya 35 ton yem bıraktıklarını anlattı.</p>
<p>Basın toplantısına katılan Sanatçı Yonca Evcimik de hayvanlara kötü muamelenin kabahat olmaktan çıkarılarak suç kapsamına alınmasının önemli olduğunu belirterek, toplumun en zayıf halkasını oluşturan hayvanların bir toplum meselesi olarak görülmesi gerektiğini bildirdi. Hayvanlara kötü davrananlarla aynı ortamda ve aynı atmosfer altında bulunmak istemediklerini ifade eden Evcimik, &#8220;Sokakta hayvanlara işkence eden, onlara kötü davrananlar sonra çocuklara, özürlülere, yaşlılara, kadınlara yöneliyor. Bunlar cezalandırılmalı, gerekiyorsa tedavi edilmeli.&#8221; diye konuştu.</p>
<p>AK Parti&#8217;li Ayşenur Bahçekapılı da Başbakan Erdoğan&#8217;ın hayvanseverlerle yaptığı toplantıda, yasa değişikliği konusunda söz verdiğini belirterek, seçimler nedeniyle bunun gerçekleştirilemediğini söyledi. Bahçekapılı, ilk kez tüm grupların &#8216;güzel bir işin içine girdiğini&#8217; vurguladı. CHP&#8217;li Umut Oran ise Meclis&#8217;te konuyla ilgili komisyon kurulması, hayvanlara kötü muamelenin kabahat olmaktan çıkarılması gerektiğini belirtti.</p>
<p>MHP&#8217;li Özcan Yeniçeri de &#8221;Demek ki istenirse mutabakat olabiliyor. Teknoloji ve gen çalışmalarında insan kadar akıllı olmayan, hayvan kadar da akılsız olmayan orta bir köle varlık yaratılmaya çalışılıyor. Bu hem insana hem hayvana hem de ekolojiye müdahaledir.&#8221; dedi.</p>
<p>BDP&#8217;li Hasip Kaplan ise hayvanlarla ilgili taleplere parti olarak destek verdiklerini belirterek, &#8221;Sözünden döneni kediler patilesin.&#8221; diye konuştu.</p>
<p>CHA</p>
<p><a href="http://www.mihav.com/kedi-kopek-oldurene-ceza-yolda-haberi-19062.html">http://www.mihav.com/kedi-kopek-oldurene-ceza-yolda-haberi-19062.html</a></p>
</div>
</div>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2769/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2769/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2769/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2769/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2769/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2769/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2769/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2769/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2769/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2769/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2769/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2769/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2769/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2769/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com&amp;blog=11110558&amp;post=2769&amp;subd=hayvanozgurluguhareketi&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2012/02/18/hayvan-oldurene-ceza-yolda/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/85c472edf631237fa511ee63f8ee6373?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">cemebolu</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://www.mihav.com/images/news_upload/f3bfc378ba3f540fe3bb768995c7adc5.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">&#039;Kedi, Köpek Öldürene Ceza Yolda&#039;</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>ALF Sirklere Karşı: 13 Şubat İtalya Eylemi</title>
		<link>http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2012/02/15/alf-sirklere-karsi-13-subat-italya-eylemi/</link>
		<comments>http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2012/02/15/alf-sirklere-karsi-13-subat-italya-eylemi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Feb 2012 18:30:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>CemCB</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/?p=2767</guid>
		<description><![CDATA[ALF, Latina’da bulunan Orfei-Errani sirkine 8-9 ubat gecesi yapılan eylemi üstlendi. Sirkin reklamını yapon bir çok billboarda hasar verildi, sirke ait bir kamyon ve bilet ofisi vandalize edildi. Aktivistler şöyle yazdılar: “ umarız ki sömürenlere mümkün olduğunca ekonomik zarar vermişizdir. Bu bir savaş ilanı, artık ateş altındasınız, nereye giderseniz gidin size saldırmaya hazır bir hücremizi [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com&amp;blog=11110558&amp;post=2767&amp;subd=hayvanozgurluguhareketi&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://farm8.staticflickr.com/7165/6550857305_28d7f9ca71_z.jpg" alt="" /></p>
<p>ALF, Latina’da bulunan Orfei-Errani sirkine 8-9 ubat gecesi yapılan eylemi üstlendi. Sirkin reklamını yapon bir çok billboarda hasar verildi, sirke ait bir kamyon ve bilet ofisi vandalize edildi.</p>
<p>Aktivistler şöyle yazdılar: “ umarız ki sömürenlere mümkün olduğunca ekonomik zarar vermişizdir. Bu bir savaş ilanı, artık ateş altındasınız, nereye giderseniz gidin size saldırmaya hazır bir hücremizi bulacaksınız. Sizler için BÜTÜN kafesler açılana ve her bir canlı kendi doğal yaşam alanında özgür ve vahşi yaşayana dek asla huzur diye bir şey olmayacak.”</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2767/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2767/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2767/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2767/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2767/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2767/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2767/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2767/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2767/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2767/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2767/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2767/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2767/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2767/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com&amp;blog=11110558&amp;post=2767&amp;subd=hayvanozgurluguhareketi&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2012/02/15/alf-sirklere-karsi-13-subat-italya-eylemi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/85c472edf631237fa511ee63f8ee6373?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">cemebolu</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://farm8.staticflickr.com/7165/6550857305_28d7f9ca71_z.jpg" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>Hayvan Zulmü: Suçlu Kim?</title>
		<link>http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2012/02/15/hayvan-zulmu-suclu-kim/</link>
		<comments>http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2012/02/15/hayvan-zulmu-suclu-kim/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Feb 2012 18:17:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>CemCB</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayvan Özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Refahçılığı]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[veganizm]]></category>
		<category><![CDATA[vejetaryenizm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/?p=2762</guid>
		<description><![CDATA[Zerre kadar kıymeti olmayan bir kadın kürk giysin diye arkasına elektrikli joplar sokulan, kürkleri parçalanmasın diye ağızları kerpetenle kapatılan bu güzel masum canlıların çektiği acının bir kıymeti var mı? sadece şu: her yerde yükselen AMA İNSANLAR DA ACI ÇEKİYOR sesleri&#8230; Hayvanlara dünyanın her yerinde insanlar tarafından ne kadar sayısız şekilde ızdırap ve acı çektirildiğinin farkında [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com&amp;blog=11110558&amp;post=2762&amp;subd=hayvanozgurluguhareketi&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://free.org.il/photogallery/animals_abuse/clothing/fur/animal_abuse_fur4.jpg" alt="" /></p>
<p><em>Zerre kadar kıymeti olmayan bir kadın kürk giysin diye arkasına elektrikli joplar sokulan, kürkleri parçalanmasın diye ağızları kerpetenle kapatılan bu güzel masum canlıların çektiği acının bir kıymeti var mı? sadece şu: her yerde yükselen AMA İNSANLAR DA ACI ÇEKİYOR sesleri&#8230;</em></p>
<p>Hayvanlara dünyanın her yerinde insanlar tarafından ne kadar sayısız şekilde ızdırap ve acı çektirildiğinin farkında olan çoğu insan için her bir yere kangren gibi yayılmış zulümün sona erdirilmesi meselesi, en önde gelen toplumsal adalet davası. Gagalarının kopartılmasından pençesiz bırakılmaya, kulak parçalamadan kuyruk kesmeye dek insanların gıda, giysi, araştırma, “pet” ve eğlence adına hayvanları maruz bıraktığı acının hiçbir sınır tanımadığını görüyoruz, hayvanları kendi arzularımıza boyun eğmeleri için zorladığımız onca gaddarlığın sınırlarını ise ancak hayal gücümüz bilebilir.</p>
<p><span id="more-2762"></span></p>
<p>Peki bu zulüm neden yaşanıyor? Bu dehşet veren gaddarlık karşısında ne yapabiliriz? Hayvan zulmünü gerçekleştirenleri adalete teslim edilmesi gereken suçlular olarak göstermek kolay. Daha zor olan- daha önemli olan ise- o eleştiren gözü kendi içimize çevirip şu soruyu sormak “ben bu zulme katkıda bulunmak için ne yapıyorum?”. Ancak bu soruyu sorarak barbarlıktan, adaletsizlikten kurtuluşa giden yolun biraz da olsa aydınlandığını görüyoruz.</p>
<p>Hayvan refahı kuruluşlarının zamanı, parası ve çabalarının çoğu hayvan zulmüyle  ilgili bir çok ayrı konuyu düzenlemek adına yeni kanunlar ve düzenlemeler yapmak için harcanıyor, aynı anda endüstrilerden de şu an halihazırda var olan kanun ve düzenlemelere uymaları isteniyor. Bu çabalar hayvanlar adına önemli gelişmeler sağlama konusunda son derece tutarlı bir başarısızlık gösteriyorlar.</p>
<p>Ancak bu kampanyalar hayvan endüstrilerinin hayvan zulmünden sorumlu olduğu şeklindeki bir iddiayı yalanlıyor. Ama acaba bu varsayım kesin mi? Endüstri, hayvan ürünleri tüketicileri tarafından talep edilen kirli işlerin yerine getirilmesini üstlenmiyor mu? Hayvan endüstrisi  hem istekli hem de agresif olmasına rağmen, rolü sadece bu kadar. Kurumsallaşmış sömürücüler bir çok şeyden sorumlu elbette, ama hayvan zulmünden birinci derecede sorumlu olanlar, hayvan ürünlerini alan tüketiciler.</p>
<p>Bir çok insan hayvanların esir edilmemesi ve öldürülmemesini savunan hayvan haklarını değil, hayvan endüstrisi tarafından korkunç bir dehşetle öldürülmemeleri, mesela mezbahaya öldürülmeleri için götürülürken, gagaları koparılır, boynuzları kırılır, tırnakları çıkarılır, hadım edilir, kuyruksuz bırakılırken başlarına gelen inanılmaz şiddetin sona erdirilmesini umursadıklarını söyleyecektir. Ancak toplumumuz hayvanlara bir eşya ve ekonomik bir meta muamelesi yapmaya devam ettikçe hukuk sistemimiz de bu tür korkunç olayların aslında uzaklardaki mezbahalarda ve kapalı bölmelerde saklı kalan şeylere karşı vurdumduymaz bir şekilde davranan insan nüfusuna hem mal hem de hizmet ulaştırmak adına yapılması gerekli kötülükler olarak bakacak.</p>
<p>Ne olursa olsun, eğer fiziksel şiddet içeren her bir pratiği sona erdirmenin bir yolunu bulabilsek bile köleliği ve cinayeti kölelik ve cinayetten başka bir şey yapamayız. Hayvan ızdırabından elde edilmiş ürünlere göz alıcı etiketler yapıştırabilir, onları “insanca yetiştirilmiştir”, “hayvanlara karşı merhametlidir”,”etik olarak üretilmiştir” veya “vicdan azabı içermez” gibi isimlerle pazarlayabiliriz; ama gereksiz öldürmeler nihayetinde gene gereksiz, anlamsız öldürmelerdir, hiçbir hukuksal düzenleme bunu değiştiremez.</p>
<p>Korkunç acılar yaşayan hayvanlarla ilgili tek tek öykülerin insanlarda bunu yapanları bulma, onları adalete teslim etme ve potansiyel kurbanların aynı şeyi yaşamalarını önleme arzusu uyandırdığını anlamak zor değil. Ama kurumsal sömürgenleri suçlarken en önemli meseleyi göz ardı ediyoruz- bu endüstriler söz konusu hayvan ürünü elde edilene dek ne yaparsa yapsın, hayvan ürünlerinin tüketimi için nihayetinde hayvanların öldürülmesi gerekiyor.</p>
<p>Köleleştirmeyi ve yemeyi seçtiğimiz hayvanları üretme, yetiştirme, esir etme ve son olarak öldürme ve parçalama görevini yerine getirmelerini istediğimiz insanlardan ahlâken uygun bir davranışı nasıl bekleyebiliriz?  Bunlar, insanların canlarını acıtıp öldürmektense okşayıp kucaklayacağı masum canlılar.</p>
<p>Toplumumuzun en rezil işi için, bu  işi yapmak adına  duygusal anlamda yeterince katılaşmış ve sonradan da empati duygularını kaybetmek adına suçladığımız az sayıda insanı bu görevlerde kullanmakta adalet duygusuna son derece ters düşen bir şey var. Bu meseleyi dürüstçe düşününce, çoğumuz bir hayvanı öldürmeyi, derisini koparmayı, iç organlarını almak için vücudunu deşmeyi, süpermarketlerde parça parça satılmak adına onu parçalamayı imkânsız buluruz. Ancak videoda bu pratikleri izlemeyi ya da başkalarının bize bu pratikleri anlatmasını reddederken gene de başkalarından bunu yapmalarını istiyoruz.</p>
<p>Bu tür şiddet barındıran eylemlere dahil olmaktan duyduğumuz rahatsızlık hissi bazı insanların sandığı gibi bastırılacak, yok sayılması gereken bir şey değil. Hayır- aslında doğdukları andan tabaklarımıza geldikleri ana kadar hayvanların maruz bırakıldığı  şeyleri hayal ettiğimizde hissettiğimiz tiksinti için memnun olmalıyız. Hissettiğimiz dehşet ancak dehşet yaratabilecek pratikler karşısında gösterilen mantıklı bir tepki çünkü.</p>
<p>Kendimizi pis işlerin gözümüzden uzakta yapılmasının-mezbahalarda ve diğer gizli binaların duvarlarının ardında yapılmasının- bir yolunu bulduğumuz için kendimizi bu ahlâk bozukluğundan ayrı tutamayız.</p>
<p>Hukukta, bir suça ortak olan, suçu işleyenlerle beraber sorumlu kabul edilir.</p>
<p>Ralp Waldo Emerson’ın söylediği gibi,</p>
<p>“Yemeğiniz henüz bitti, ve her ne kadar mezbaha kilometrelerce uzakta, titizlikle gizlenmiş olsa da, suç ortaklığı söz konusu.”</p>
<p>Çeviri. CemC</p>
<p>unpopularveganessays.blogspot.com</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2762/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2762/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2762/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2762/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2762/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2762/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2762/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2762/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2762/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2762/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2762/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2762/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2762/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2762/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com&amp;blog=11110558&amp;post=2762&amp;subd=hayvanozgurluguhareketi&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2012/02/15/hayvan-zulmu-suclu-kim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/85c472edf631237fa511ee63f8ee6373?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">cemebolu</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://free.org.il/photogallery/animals_abuse/clothing/fur/animal_abuse_fur4.jpg" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>Evet, Balıklar da Acı Çekiyor&#8230;</title>
		<link>http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2012/02/08/evet-baliklar-da-aci-cekiyor/</link>
		<comments>http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2012/02/08/evet-baliklar-da-aci-cekiyor/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 08 Feb 2012 16:40:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>CemCB</dc:creator>
				<category><![CDATA[Etoloji Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[etoloji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/?p=2760</guid>
		<description><![CDATA[Wyoming Üniversitesi’nden Dr. James Rose balıkların acıyı işleyecek türden nörolojik bir donanıma sahip olmadığını öne sürüyor (2003). Rose,  gerçek acının nosiseptif uyaranlara karşı verilen ilk tepkiden ayrı bir psikolojik tecrübe olduğunu söylüyor. Nosisepsiyon, sinir sisteminin gerçek ( ya da potansiyel) bir doku hasarının farkına varmasına deniyor. Rose balıkların nosiseptörleri olduğunu; ama nosiseptörlerin farkına vardığı şeyin [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com&amp;blog=11110558&amp;post=2760&amp;subd=hayvanozgurluguhareketi&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><img src="http://cdn.theconversation.edu.au/files/3076/width440/flickr_mttsndrs.jpg" alt="" /></strong></p>
<p>Wyoming Üniversitesi’nden Dr. James Rose balıkların acıyı işleyecek türden nörolojik bir donanıma sahip olmadığını öne sürüyor (2003). Rose,  gerçek acının nosiseptif uyaranlara karşı verilen ilk tepkiden ayrı bir psikolojik tecrübe olduğunu söylüyor. Nosisepsiyon, sinir sisteminin gerçek ( ya da potansiyel) bir doku hasarının farkına varmasına deniyor. Rose balıkların nosiseptörleri olduğunu; ama nosiseptörlerin farkına vardığı şeyin gerçek acıyla aynı şey olmadığını söylüyor (amipler de meselâ tehlikeli uyaranların farkına varıp ona tepki gösteriyor, tehlike kaynağından uzaklaşıyorlar). Omurgalılarda (balıklar dahil), otomatik ve koordine bir tepki  verme eylemi(geri çekilme, mücadele etme, hareket etme belki ses verme gibi), beyinsapı ve omurilik tarafından oluşturuluyor.</p>
<p><span id="more-2760"></span></p>
<p>Balıkların kuşlar ve memelilerden daha az gelişmiş beyinleri var (Rose’a göre bütün omurgalılar arasındaki en basit beyin onlarınki). Özellikle memeliler beyin yarım kürelerini duygular, hisler ve acı için bir kontrol merkezi görevi üstenen baskın bir neokorteksle beraber genişlettiler. Balıklarda neokorteks  (ön lob bölgeleri de )bulunmadığı için , Dr. Rose balıkların acının nahoş psikolojik yönlerini tecrübe edebilecek türden nörolojik bir kapasiteye sahip olmadıklarını öne sürüyor.</p>
<p>Balık ve insan beyinlerinin genel yapısı birbirine benzese de, Dr Rose balık beynini ’49 model bir Volkswagen’e(basit ve yeterli), insan beyninin ise bir çok kapasitesi bulunan modern lüsk bir arabaya benzetiyor. Eğer beyin yarım küreleri parçalanırsa insanların komaya girdiğini, balıklarınsa normal davranışlarına devam ettiğini söylüyor; balık hayatı bu yüzden beyinsapı tarafından yönetilmektedir, beyin yarım küreleri tarafından değil.</p>
<p>Rose şu tür olasılıklara da yer veriyor: “balıkların  insan beyninin ön loblarında meydana gelen süreçlerden daha farklı bir süreçle psikolojik acı yaşayacak türden bir kapasiteye sahip oldukları öne sürülebilir, ama bu argümanı destekleyecek hiçbir veri yok”. Ama stres hormonları salgılanırken (balık yakalayıp denize geri attığımızda), Rose kendi iddialarını da ters yüz etmiş oluyor; çünkü hormonların “balıklar üzerinde istenmedik etkileri olabileceğini” söylüyor.</p>
<p>Roslin Enstitüsü ve Edinburgh Üniversitesi’ndeki araştırmacılar, balıkların gerçekten acı hissettiğini ortaya koydular.  Arı zehiri ve asetik asit bir alabalığın dudaklarına enjekte edildi (kontrol grubuna maden tuzu verildi). İğrenç maddeler enjekte edilenlerde sallanma hareketleri görüldü, hayvanlar dudaklarını kumlara sürttüler, normal yem yemeye dönmeleri için üç katı fazla zaman gerekti. Araştırmacılar bu davranışların basit refleksler olduğunu kabul etmedi, ya da Dr. Lynne Sneddon’ın söylediği gibi, bu durum “hayvanlarda acı kriterini” gerçekleştiren bir olay olarak kabul edildi.</p>
<p>2009 yılında yapılan bir başka deneyde Purdue Üniversitesi’nde araştırmacı olan Joseph Garner iki grup japon balığına(morfin ve maden tuzu şeklinde  iki folyo ısıtıcı takıldı. Her iki grupta da uyarıcıya karşı refleksif bir tepki görüldü, ama maden tuzu verilenlerde daha sonra davranış değişiklikleri gözlendi. Garner şöyle söyledi: “maden tuzu verilen grup savunmacı davranışlar sergiledi; temkinlilik, korku ve endişe davranışları sergilediler”. Balıklar olaydan sonra davranış değişikliği sergilediği için bu olayın bilişsel bir acı anlamına geldiğini düşünülüyor (Rose buna karşı çıkıyor). Garner, “japon balığı morfin almadı; bu stresli, acı dolu olayı yaşadı. İki saat sonra ise  bu acıyı aynen bizim gibi korkuya çevirdi. Bana göre aynen bizim yaşadığımız gibi bir acı yaşadıklarını söyleyebiliriz” diyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Edinburgh Üniversitesi’nden Dr. Victoria Braithwaite neokorteksin bulunmamasının balığın hissettiği acının insanın hissettiği acıyla aynı olmadığı anlamına geldiğini söyleyerek şunları ekliyor :” son önermeler balıkların acı yaşayamayacağı ya da acı çekmenin mümkün olmadığını söylüyor, ama yapılan son araştırmaların bu önermeleri desteklediğini söyleyemeyiz. Sunduğum kanıt, balıkların acı ve  korku yaşama kapasitelerini olduğunu düşündürüyor, bu yüzden onların acılarını da azaltmamız gerektiği üzerine düşünmeliyiz.”</p>
<p>Balıkların merkezi sinir sistemleri ve memeli beyinlerine benzer şekilde yapılandırılmış beyinleri var. Tepkileri (hormon salgılama, sıçrama, kıvranma vb) nahoş hisler (acı) yaşadıklarını düşündürüyor. Beyinleri belli özelliklere sahip olmayabilir, ama belki de onların fizyolojilerini tam olarak anlamıyoruz (gerçekten de  kendi nörolojik işlevlerimiz hakkında bile öğrenmemiz gereken çok şey var). Eğer balıkların acı çekmesi mümkünse (ki öyle görünüyor) balıkların acı çekmelerine (balık yakalamak, yakalayıp denize atmak, yemek vb) neden olan gereksiz insan aktiviteleri üzerine  moral bir bağlam içerisinde yeniden düşünmek  gerekiyor.</p>
<p>Çeviri.CemC</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2760/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2760/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2760/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2760/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2760/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2760/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2760/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2760/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2760/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2760/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2760/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2760/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2760/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2760/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com&amp;blog=11110558&amp;post=2760&amp;subd=hayvanozgurluguhareketi&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2012/02/08/evet-baliklar-da-aci-cekiyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/85c472edf631237fa511ee63f8ee6373?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">cemebolu</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://cdn.theconversation.edu.au/files/3076/width440/flickr_mttsndrs.jpg" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>TEK SUÇU SOĞUKTAN SERAYA SIĞINMAKTI; SONU ÖLÜM OLDU!</title>
		<link>http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2012/02/08/tek-sucu-soguktan-seraya-siginmakti-sonu-olum-oldu/</link>
		<comments>http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2012/02/08/tek-sucu-soguktan-seraya-siginmakti-sonu-olum-oldu/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 08 Feb 2012 16:08:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>CemCB</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/?p=2757</guid>
		<description><![CDATA[http://hayvansevergazetesi.com/haber_detay.asp?haberID=3503 Onu bu hale getiren İNSAN!! İnsan yazmaya dilimiz varmıyor. Resmen vahşet ve bu ilk değil 3. canın katledilişi. Lütfen gerekli yerlerle irtibata geçelim. Sera sahibi bir daha girsin yine vururum diyor. Başka canlarımız yok olmadan buna dur diyelim! Antalya / Güzeloba Semtinde sabaha karşı fırtına ve yağmurdan sığınmak için seraya girdi ve orada kafasından [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com&amp;blog=11110558&amp;post=2757&amp;subd=hayvanozgurluguhareketi&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://hayvansevergazetesi.com/upload/resimler/haber/417003_2940493644878_1637290169_2511058_1510731785_n.jpg" alt="+18 TEK ŞUÇU SOĞUKTAN SERAYA SIĞINMAKTI SONU ÖLÜM OLDU!" /></p>
<p><a href="http://hayvansevergazetesi.com/haber_detay.asp?haberID=3503">http://hayvansevergazetesi.com/haber_detay.asp?haberID=3503</a></p>
<p>Onu bu hale getiren İNSAN!! İnsan yazmaya dilimiz varmıyor. Resmen vahşet ve bu ilk değil 3. canın katledilişi. Lütfen gerekli yerlerle irtibata geçelim. Sera sahibi bir daha girsin yine vururum diyor. Başka canlarımız yok olmadan buna dur diyelim!</p>
<p>Antalya / Güzeloba Semtinde sabaha karşı fırtına ve yağmurdan sığınmak için seraya girdi ve orada kafasından tüfekle vuruldu. Köpeğin vurulduğu andaki resimleri ve Gönüllüler oraya gidinceye kadar vuran kişi tarafından gömüldüğü için kazılarak çıkarılıp Altınkum vetriner kliniğine götürünceye kadar olan resimleridir. Demircikara Karakolu&#8217;na gidilerek birde olaya şahit olan kişi ifadeler verildi ve şikayetçi olundu. Bu olayın peşini bırakmayacağız ve dava açıyoruz. 1 ay içinde aynı bölgede 2. canı kaybettik. Sera sahibi köpeği vurduğunu ve başka bir köpek girerse onları da vuracağını söylemiştir. Boş kovanlar aldık karakola teslim ettik ve köpeğin cesedini otopsiye götürdüm. Lütfen aşağıdaki adreslere mail atark bu canların aslında sahipsiz olmadığını, hukuk istediğinizi dile getirin.</p>
<p><span id="more-2757"></span></p>
<p>Antalya Valiliğine,<br />
Demircikara Karakoluna,<br />
Antalya İl Çevre ve Orman Müdürlüğüne</p>
<p>ulaşarak tepkinizi dile getirmeniz çok önemli.</p>
<p>şikayet yazısı atılacak adresler: bimer@basbakanlik.gov.tr<br />
antalya@icisleri.gov.tr<br />
antalya@cevreorman.gov.tr<br />
muratpasa@antalya.pol.tr</p>
<p><img src="http://c1202.hizliresim.com/u/8/2jlr1.jpg" alt="" /></p>
<p><img src="http://d1202.hizliresim.com/u/8/2jlrq.jpg" alt="" /></p>
<p><img src="http://a1202.hizliresim.com/u/8/2jltw.jpg" alt="" /></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2757/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2757/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2757/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2757/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2757/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2757/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2757/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2757/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2757/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2757/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2757/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2757/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2757/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2757/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com&amp;blog=11110558&amp;post=2757&amp;subd=hayvanozgurluguhareketi&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2012/02/08/tek-sucu-soguktan-seraya-siginmakti-sonu-olum-oldu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/85c472edf631237fa511ee63f8ee6373?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">cemebolu</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://hayvansevergazetesi.com/upload/resimler/haber/417003_2940493644878_1637290169_2511058_1510731785_n.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">+18 TEK ŞUÇU SOĞUKTAN SERAYA SIĞINMAKTI SONU ÖLÜM OLDU!</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://c1202.hizliresim.com/u/8/2jlr1.jpg" medium="image" />

		<media:content url="http://d1202.hizliresim.com/u/8/2jlrq.jpg" medium="image" />

		<media:content url="http://a1202.hizliresim.com/u/8/2jltw.jpg" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>Yeni Bir Hükümlü: Victor Vanorden</title>
		<link>http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2012/02/07/yeni-bir-hukumlu-victor-vanorden/</link>
		<comments>http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2012/02/07/yeni-bir-hukumlu-victor-vanorden/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Feb 2012 17:24:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>CemCB</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/?p=2755</guid>
		<description><![CDATA[Şubat ayında Victor, hırsızlık girişimi ve hayvan tesislerinden bir hayvanı serbest bırakması gerekçesiyle suçlu bulundu, beş yıl hapis cezası aldı Victor ve karısı Kellie 2011 yılı Ekim ayında Sioux City/Iowa’da bir mink çiftliği yakınlarında tutuklandı. Kellie’nin mahkemesi Mart ayında başlayacak.<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com&amp;blog=11110558&amp;post=2755&amp;subd=hayvanozgurluguhareketi&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://bloximages.chicago2.vip.townnews.com/siouxcityjournal.com/content/tncms/assets/v3/editorial/6/f2/6f2884db-9ccf-5401-9fa0-08707591cc6d/4e97873e9e881.image.jpg" alt="" /></p>
<p>Şubat ayında Victor, hırsızlık girişimi ve hayvan tesislerinden bir hayvanı serbest bırakması gerekçesiyle suçlu bulundu, beş yıl hapis cezası aldı</p>
<p>Victor ve karısı Kellie 2011 yılı Ekim ayında Sioux City/Iowa’da bir mink çiftliği yakınlarında tutuklandı. Kellie’nin mahkemesi Mart ayında başlayacak.</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2755/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2755/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2755/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2755/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2755/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2755/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2755/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2755/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2755/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2755/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2755/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2755/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2755/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2755/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com&amp;blog=11110558&amp;post=2755&amp;subd=hayvanozgurluguhareketi&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2012/02/07/yeni-bir-hukumlu-victor-vanorden/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/85c472edf631237fa511ee63f8ee6373?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">cemebolu</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://bloximages.chicago2.vip.townnews.com/siouxcityjournal.com/content/tncms/assets/v3/editorial/6/f2/6f2884db-9ccf-5401-9fa0-08707591cc6d/4e97873e9e881.image.jpg" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>Kasaplara Karşı:1 Şubat Almanya ALF Eylemi</title>
		<link>http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2012/02/07/kasaplara-karsi1-subat-almanya-alf-eylemi/</link>
		<comments>http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2012/02/07/kasaplara-karsi1-subat-almanya-alf-eylemi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Feb 2012 17:20:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>CemCB</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/?p=2750</guid>
		<description><![CDATA[11 Ocak 2012 gecesi bir grup anarkokomünist hayvan özgürlüğü aktivisti farklı kasap  ve diğer hayvan sömürüsü dükkânını “katiller” yazısıyla boyadılar. Aktivistler geri dönme sözü verdi.<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com&amp;blog=11110558&amp;post=2750&amp;subd=hayvanozgurluguhareketi&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://hayvanozgurluguhareketi.files.wordpress.com/2012/02/6a010536b72a74970b0120a6ef8e1d970b-800wi.jpg?w=300" alt="" /></p>
<p>11 Ocak 2012 gecesi bir grup anarkokomünist hayvan özgürlüğü aktivisti farklı kasap  ve diğer hayvan sömürüsü dükkânını “katiller” yazısıyla boyadılar. Aktivistler geri dönme sözü verdi.</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2750/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2750/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2750/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2750/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2750/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2750/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2750/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2750/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2750/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2750/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2750/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2750/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2750/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2750/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com&amp;blog=11110558&amp;post=2750&amp;subd=hayvanozgurluguhareketi&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2012/02/07/kasaplara-karsi1-subat-almanya-alf-eylemi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/85c472edf631237fa511ee63f8ee6373?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">cemebolu</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://hayvanozgurluguhareketi.files.wordpress.com/2012/02/6a010536b72a74970b0120a6ef8e1d970b-800wi.jpg?w=300" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>Mülkiyet, Şiddet ve Zulümün Kökenleri</title>
		<link>http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2012/02/06/mulkiyet-siddet-ve-zulumun-nedenleri/</link>
		<comments>http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2012/02/06/mulkiyet-siddet-ve-zulumun-nedenleri/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 06 Feb 2012 16:41:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>CemCB</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayvan Özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Refahçılığı]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan refahçılığı]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan sömürüsü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/?p=2744</guid>
		<description><![CDATA[Bob Torres Hayvanlar çağdaş kapitalist üretimde çıkar elde etmek için bir araçtan başka hiç bir şey değiller. Acı çekmemekte menfaatlerinin olması, özgür olma ve dünyadaki canlılar olarak yaşamak gibi arzularının hepsi- kitlesel olarak- tarım kapitalinin üretim amaçlarına hizmet ettiriliyor. Bir meta olarak hayvanlar ayrıca kendi sahiplerinin malıdırlar. Diğer mal çeşitleri gibi ya insanlara ya da [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com&amp;blog=11110558&amp;post=2744&amp;subd=hayvanozgurluguhareketi&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.animalequality.net/files/images/lineofcows.jpg" alt="" /></p>
<p><span style="color:#ff0000;"><strong>Bob Torres</strong></span></p>
<p>Hayvanlar çağdaş kapitalist üretimde çıkar elde etmek için bir araçtan başka hiç bir şey değiller. Acı çekmemekte menfaatlerinin olması, özgür olma ve dünyadaki canlılar olarak yaşamak gibi arzularının hepsi- kitlesel olarak- tarım kapitalinin üretim amaçlarına hizmet ettiriliyor.</p>
<p>Bir meta olarak hayvanlar ayrıca kendi sahiplerinin malıdırlar. Diğer mal çeşitleri gibi ya insanlara ya da şirket gibi tüzel kişilere “aittirler”. Çiftçi inek satabilir ve satın alabilir, dirikesimci belli türde kanserler geliştirmek için fare satın alabilir; siz ve ben eğer dilersek saf ırktan kedi ve köpekler üretebiliriz. Çoğumuz için bu, günlük hayatın bir gerçeğidir; hayvanları bizim malımız olarak düşünmeye öylesine alışmışız ki hayvanların bu legal ve sosyal statüsünün etkileri üzerine neredeyse hiç düşünmüyoruz…</p>
<p><span id="more-2744"></span></p>
<p>Birçok yasal açıdan köpeğiniz Ipod’unuz gibidir, ya da arabanız gibi, ya da sahip olduğunuz diğer maddi şeyler gibi. Ancak köpeğimle Ipod’um arasındaki büyük fark, köpeğimin hislerinin olması. Onun öznel bir farkındalığı var, onun ihtiyaçları, istekleri ve duygusal durumları var, acı ve zevk hissediyor.</p>
<p>Malımız olarak hayvanlar aslında ürettikleri şeyler karşılığında hiçbir ikramiye almayan bir emekçi konumundalar- hayvanlar aslında bir çeşit köleler. İşte hayvanların bu mülkiyet statüsü ve sahiplenilme  durumu arasındaki ilişki, ister doğrudan hayvanların kendilerini yetiştirmek ve onları satmak, isterse diğer metaları üretmek adına onların emek gücüne yüklenmek anlamında olsun aslında hayvanlardan para kazanmaya dayanıyor.</p>
<p>Tarım bölümü öğrencisi olarak modern tarımın aslında kıyasıya rekabete dayandığını, hayatta kalmak için ya büyümek ya da bir şekilde yayılmak zorunda olduğunuzu, üretim için en yeni teknolojilere uyum sağlamak ve  girdiler üzerinde kazancı maksimize etmek zorunda olduğumuzu öğrendim. Örneğin; tavuk yeminde çalışmak için mümkün olan en ucuz girdi kaynağını bulmaya yönlendirildik; çünkü bu girdiler taban fiyatı belirleyecek türden bir etkiye sahip olacaklardı. Zaten çok zayıf marjinleri olan bir işin masraflarını daha da düşürme arzusu, insanların şok edici bulacakları bir takım pratiklere yol açtı. Örnek vermek gerekirse: deli dana hastalığı –geviş getiren otçullar olan-ineklere ölü ineklerin ve diğer ölü hayvanların bir ham protein kaynağı olarak beyin dokusu ve omurgaları yem olarak yedirilmesiyle ortaya çıktı. İnekler yamyama dönüştürüldüler; çünkü ineklerin omurga dokuları ve diğer mezbaha artıkları- ürünleri, ucuz yem girdileriydi. Üreticiler, ineklerin ineklere yedirilmesinin sorun yaratacağını düşünmediler: nihayetinde bu da bir başka protein kaynağıydı. Araştırmacıların hayvanlara kendi türlerinin atık ürünlerini yedirerek onları yamyama dönüştürmesine başka örnekler de verilebilir. Kuzey Carolina Devlet Üniversitesi’ndeki araştırmacılar Valkerase adı verilen, tüylerdeki keratini bozan bir enzim geliştirdiler ve bunu pazarladılar. Bunun uygulamalarından birisi ise mezbahadan atık ürün olarak kalan tüylerin yeniden tavuklara yedirilmesidir. Böylece girdi masraflarını düşüren çiftçi ya da üretici, hayvan yetiştirmenin maliyetini de düşürebilir- hayvan hayatta kalıp üretmeye devam ettikçe, üretici için hayvan ekonomik anlamda son derece önemlidir. Başka türlüsünü yapmayı seçmek ise hem kapital israfıdır, hem de girişimci için potansiyel bir risk anlamına gelir.</p>
<p>Diğer metaların üretimi gibi, hayvan metalarının üretimi de mümkün olan en az üretimle beraber mümkün olan en yüksek fiyata ürünü satmaya dayanır. Bu açık açık ekonomik bir mantık, ama bu mantık içerisinde hiç farkedilmeden sürüp giden bir sömürü mantığı yer alıyor. Önceden söylediğim gibi, kapital yaratmak için özel mülkiyetin pompalanması sürecinde kendilerinden emekleri çalınan işçilerin sömürüsü bir birikim oluşturur. Sömürücü toplumsal bir düzenin kendini ortaya koyması olarak özel mülkiyet, güçlü olanların zayıf olanları tahakküm altına alması üzerine yapılandırılır. İnsan emeği açısından baktığımızda bazı insanların satmak için sahip olduğu tek şey çalışma güçleridir, başka da bir şeyleri yoktur. Buna ek olarak, sürekli genişleyen özel mülkiyet, kapitalistin bu toplumsal düzeni sürdürmesine de izin verir. Eğer işçi yaşamak ihtiyacı olandan daha fazla kazanırsa, o zaman çalışmaya devam etmeye ihtiyaç duyacaktır. Böylece, özel mülkiyet içinden çıktığı toplumsal düzenin sürdürülmesine de yardım etmiş olur.</p>
<p>Hayvanların insan amaçları uğruna üretilmesi,  özel mülkiyete benzer nitelikler gösterir ve tahakkümün genişletilmesine yardım eder. Hayvanlar meta üretmek ya da metaya dönüşmek için çalıştırılır, bunu insanların özel mülkiyeti olarak yaparlar. Biz bu ilişkiden genelde çok büyük kelimelerle söz ederiz, mesela hayvanlara “şefkatimiz”den ”çiftçilik” olarak söz ederiz, ya da hayvanların “refahı”ndan sorumlu koruyucular olarak görürüz kendimizi, ama insan-hayvan ilişkisine dair  bu konforlu ve pastoral nosyonların altında hayvana hayatını dolu dolu yaşama hakkını inkâr eden, üreticiye ise artı değer kazandıran bir sömürü sistemi  vardır. Hayvanın bir özne oluşu, hayvanın acı çekmesi, akut ızdıraplar yaşaması, en doğal alışkanlıklarının reddedilmesi- bunların hepsi hayvan emeğinin ve hayvan vücutlarının insanlara para kazandırdığı gerçeği karşısında ikinci derecede önemli şeylere dönüşür. Özel mülkiyet bu durumu devam ettirir, daha fazla kazanmaya duyulan arzu da bu durumu gerekli hale getirir.</p>
<p>Metalaştırmayla beraber, özel mülkiyet ilişkileri hayvanlara gereksiz bir şiddet ve acı yaşatılmasını empoze eder, bunların hepsi hayvan ürünlerinden aldığımız tat ve hayvan ürünlerinden elde ettiğimiz para adına yapılır. Hayvanların bir mal olarak sınıflandırılmasının böylesine merkezî bir noktada bulunması, toplumumuza ve ekonomimize yedirilmiş hayvan sömürüsünün derinliğini düşünüldüğünde asla hafife alınmamalı. Hayvanları bir meta olarak kategorize etmemiz, bize en küçük insan arzusu için bile hayvanları sömürme yeteneği veriyor. Mülk sahipleri olarak arzularımız ve çıkarlarımız, mülkümüzün çıkarları ile çeliştiğinde her zaman üstün geleceği için, aslında hayvanlara nasıl istersek öyle davranabiliriz, özellikle de refah yasaları hayvanlar adına son derece sığ korumalar sağlarken, ve çiftlik hayvanları bu korumadan böylesine dışlanmışken. “<em>En manasız insan menfaatleri söz konusuyken, ama hayvanların menfaatleri son derece yaşamsal öneme sahipken bile insanların menfaatlerini hayvanların menfaatlerinden üstün tutmayı seçiyoruz; bu, gerçekten bir ölüm kalım meselesi. Aslında yaptığımız şey,  mülkiyet sahibinin çıkarı ile bir mülkiyet parçasının çıkarı arasında seçim yapmaktır. Böylece bu ”çıkar çatışması”nın sonucu daha başta belli olmuş olur</em>”.</p>
<p>Bu meta ilişkisi toplumumuza, ekonomimize ve yasalarımızın en derinlerine işlemiş bir ilişki. Köpeğim Emmy ile ilgili verdiğim örneğe geri dönersek, yasalar bana ona tam anlamıyla sahip olma hakkı tanıyor. Böylece ben bu sahiplik hakkını nasıl dilersem o şekilde kullanabilirim, ondan menfaat sağlayabilir, onu satabilir, kredi çekerken maddi teminat olarak gösterebilir, benim için çalışmaya dahi zorlayabilirim. Eğer isteseydim onu bilime bağışlayabilir, ya da üzerinde deneyler yürütülsün diye laboratuvarlara da satabilirdim. Yasaya göre, bu eylemlerin her birisi yasal nitelik taşıyor, bunların her biri bu hayvan metasının sahibi olarak benim mutlak hakkımdır. Mülkiyet ilişkisi, hayvanlara uygulandığında, onları insan kaprisine boyun eğmeye mecbur eden şiddet dolu bir tahakküm biçimidir.</p>
<p>Bir maldan başka hiçbir anlamları olmayan hayvanlar her zaman bizim altımızda yer alacaklar. Bu durumda bu canlılara sadece insan türünden olmama statüleri nedeniyle, ya da daha düzgün bir şekilde ifade edemeyeceğim ama, canımız öyle istediği için her zaman şiddet uygulanabilir. Hayvanlar toplumsal düzende eşitlik içermeyen bir konumdalar; toplumsal düzen, hali hazırda onların menfaatlerinin tam da kalbine bir kazma gibi saplanmışken bir de yapısal bir şiddete maruz bırakılıyorlar. Böyle olmasının nedeni bizim hayvanları “öteki” olarak düşünmemiz, sosyal ve ekonomik aygıtımızı hayvanlara yönelik şiddeti ve sömürüyü kurumsallaştıracak şekilde yapılandırmış olmamız. Bu şiddet ve sömürü, özel mülkiyetin bir uzantısı olması ve menfaatlerin elde edilmesiyle sıkı sıkıya birbirine bağlı olduğu için, kapitalist devletin bu düzeni sürdürmekte ve bu düzene yönelik tehditlere haykıra haykıra savaş açmakta akla gelebilecek her türden menfaati vardır.</p>
<p>Kapitalist devlet mülkiyet sahiplerinin çıkarlarını korumak için aktif şekilde çalışıyor, hayvan mülkiyeti kullananlar ise mülklerine dair mümkün olan en minimum yasal düzenlemeyi istiyorlar. Hayvan sömürüsü endüstrileri ABD’de kendi eylemlerine yönelik muhalefeti sınırlandıran yasaların kabul edilmesini kutluyor. Özellikle iki ABD yasası, AEPA (Hayvan Girişimlerini Koruma Yasası)  ve AETA (Hayvan Girişimleri Terörizm Yasası) kapitalist devletin hayvan mülklerini adaletsizce sömüren mülkiyet sahiplerine nasıl destek vereceğini açık açık gösteriyor. Bu yasalar ayrıca sömürü dinamiklerinin toplumda nasıl kurumsallaştırıldığını da ortaya koyuyor.</p>
<p>Bu yasalar kabul edileli 10 seneden fazla oldu. Hayvan Girişimleri Terörizm Yasası, hayvan endüstrilerini ekonomik zarar ve fiziksel müdahalede bulunulmaktan korumak için kabul edildi, hayvan sömürüsü yapanlara bu tür zararlar verenlerin alacağı  cezaların artırılması sağlandı. Hayvan girişimi terörizmi gibi bir maskenin ardında ise bu yasanın aslında ALF ve ELF gibi grupların eylemlerine  yönelik doğrudan  cevaplar olduğunu görüyoruz. Ancak hayvan endüstrilerindeki bazı insanlar bu yasanın çok zayıf olduğunu anladı.</p>
<p>Ulusal Hayvan Menfaatleri İttifakı (NAIA) işte bunu anlayan gruplardan biriydi. Onların websitesine bakınca insan inanamıyor. Yavru köpeklerin, yavru kedilerin, tavşanların ve diğer hayvanların mutlu ve huzur dolu mekânlarda bulunduğunu gösteren fotoğraflar var sitede, site NAIA’yı “hayvan refahını savunmaya kendi adamış bir iş, tarım ve bilim oluşumu” olarak, ” sorumluluk duygusu taşıyan bir hayvan kullanımını destekleyen ve insanlarla hayvanlar arasındaki bağların güçlendirilmesi için çalışan bir yapı” şeklinde tanıtıyor. Resimler elbette NAIA üyelerinin yaptığı etkinlik çeşitlerinin ne olduğu konusunda yalan söylüyor. Yönetici kurula baktığımızda kürk üreticileri, büyük baş hayvan üreticileri, dirikesimciler, hayvan üreticileri, ve çoğu kez hayvanları öldürerek onlardan para kazanan diğer insanları görüyoruz.</p>
<p><img src="http://www.naiaonline.org/images/pic1.jpg" alt="animal care" /></p>
<p>NAIA&#8217;den.</p>
<p>Bu yazı “Making A Killing: The Political Economy of Animal Rights-” adlı eserin 3. Bölümünden alınmıştır.</p>
<p><img src="http://covers.openlibrary.org/w/id/3048013-L.jpg" alt="" /></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2744/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2744/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2744/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2744/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2744/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2744/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2744/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2744/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2744/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2744/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2744/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2744/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2744/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2744/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com&amp;blog=11110558&amp;post=2744&amp;subd=hayvanozgurluguhareketi&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2012/02/06/mulkiyet-siddet-ve-zulumun-nedenleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/85c472edf631237fa511ee63f8ee6373?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">cemebolu</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://www.animalequality.net/files/images/lineofcows.jpg" medium="image" />

		<media:content url="http://www.naiaonline.org/images/pic1.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">animal care</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://covers.openlibrary.org/w/id/3048013-L.jpg" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>Bir Ölüm Kalım Meselesi</title>
		<link>http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2012/02/05/bir-olum-kalim-meselesi/</link>
		<comments>http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2012/02/05/bir-olum-kalim-meselesi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Feb 2012 08:35:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>CemCB</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayvan Özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Refahçılığı]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan refahçılığı]]></category>
		<category><![CDATA[sentiens]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/?p=2741</guid>
		<description><![CDATA[D.Cudahy Son yıllarda hayvan refahı üzerine yapılan tartışmalar daha çok ızdırap çekme olayları, aşırı zarar verdiği belirlenen belli pratikler, mesela yoğun esaret altında tutma, vücuttan parça koparmalar, fiziksel ve psikolojik işkence gibi konular etrafında dönüyor. Spesifik hayvan refahçılığı ihlâllerine yönelik bu odaklanma ise ilginç bir fenomene yol açtı: insanların dikkati sentient canlıların ekonomik olarak sömürülmesi [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com&amp;blog=11110558&amp;post=2741&amp;subd=hayvanozgurluguhareketi&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.rijksmuseum.nl/images/tentoonstellingen/s-ng-2005-30-48-00?large" alt="" /></p>
<p><strong><span style="color:#ff0000;">D.Cudahy</span></strong></p>
<p>Son yıllarda hayvan refahı üzerine yapılan tartışmalar daha çok ızdırap çekme olayları, aşırı zarar verdiği belirlenen belli pratikler, mesela yoğun esaret altında tutma, vücuttan parça koparmalar, fiziksel ve psikolojik işkence gibi konular etrafında dönüyor.</p>
<p>Spesifik hayvan refahçılığı ihlâllerine yönelik bu odaklanma ise ilginç bir fenomene yol açtı: insanların dikkati sentient canlıların ekonomik olarak sömürülmesi konusundan yani hayvanların hayatlarının metalaştırılması demek olan  esas meseleden uzaklaştı.</p>
<p><span id="more-2741"></span></p>
<p>Diğer bir deyişle; şu andaki tartışmaların yönü bir canlının hayatını meşru müdafaa ya da terminal bir hastalıktan ya da  ölümcül bir yaradan büyük ızdırap çeken bir canlının hayatını merhamet gereği almanın etik dışı ve ahlâki anlamda savunulamaz bir şey olup olmadığı açısından artık bulanıklaşmış durumda.</p>
<p>İşte bu yüzden hayvan endüstrisi bugün kendisini “etik ölüm”ün kalesi olarak pazarlıyor. Hayvan sömürüsünün bu yeni kandırmaca alanında tüketicilerden, gerçekten, “mutlu çiftçilik” denen şeyin, yani, kurbanların içinde bulundukları koşullardan son derece memnun olduğu, sırf bu yüzden kendi vücutlarının ürünlerini sunduğu, sonra şartsız koşulsuz güvendikleri zalimlerin yanına mutlulukla gidip ölümlerine teslim oldukları türden , artık daha sık tanık olduğumuz, sapıkça anlatımlara inanması bekleniyor.</p>
<p>Ancak bu absürd pazarlama taktiği temelde her birimizin içinde bulunan bir şeyi aldatmış olmuyor mu- öteki hayvanların, aynen insan türünden hayvanlar gibi, kendi hayatlarını umursuyor olduğu ve ölmek istemedikleri bilgisini?</p>
<p>(Bazı insanlar için) savaş şiddeti istisnasıyla, bir de ahlâken düzelmeleri imkânsız kabul edilen, şiddete başvurmuş suçluların cezalandırılması hariç, çoğumuz kendi türümüzden birinin (ötenazi gibi son derece hassas ve dünyanın çoğunda illegal olan bir durum hariç) gereksiz yere öldürülmesini sorgusuz sualsiz yanlış kabul ederiz.</p>
<p>İnsan öldürmeyi söz konusu kişinin bilişsel yetenekleri, moral kapasitesi, mental sağlığı, cinsiyeti, ırkı, ulusu, yaşı ya da cinsel yönelimini gözönüne almadan yanlış kabul ediyoruz. Söz konusu kişinin terminal anlamda bunaklıktan, psikolojik hastalıklardan, zekâ geriliği olmasından söz etmiyoruz bile, ne olursa olsun o kişiyi öldürmenin cidden yanlış olduğuna inanıyoruz. Eğer her bir durumun korkunç olduğunu düşünüyorsak, bunun nedeni söz konusu kişinin sahip olabileceği mental ya da moral nitelikleri değil, acı çekmeye açık olmasıdır.</p>
<p>Çoğumuz sentient canlılardan oluşan diğer türlerin üyelerini gereksiz yere öldürmekte yanlış hiçbir şey yokmuş gibi davranıyoruz. Ama algımızdaki bu türden bir uyuşmazlığa ne türden rasyonel bir bahanemiz var acaba? Bütün bu hayvanların hepsinde ve sadece insanlarda  var olan ne ki öteki hayvanların bu kadar  önemsiz olduğu sonucuna varabiliyoruz?</p>
<p>Bir kriter olarak zekâ veya moral kapasiteyi kullanırsak milyonlarca insanın hayatı da aynı şekilde bir kenara atılabilir kolayca (bunaklık yaşayan, mental özürlü insanları ve bebekleri düşünün). İnsanlar ve  insan türünden olmayan hayvanlar arasında zekâ ve moral kapasite  gibi özellikler birbirini kapsayan ve iç içe geçmiş bir kontinyuma dahildir,  bu anlamda bir sınır belirlemek ancak art niyetli ve önyargılı bir yaklaşım olabilir.</p>
<p>Ama zekâ ya da moral kapasite gibi bir kriterin olduğunu kabul etsek dahi, gereksiz yere  öldürülmemek ve varolmaya devam etmekte  menfaati söz konusu ise, bunun  bir önemi kalır mı sizce? Durup da düşünürsek, bu türden bir ayrımın zerre kadar önemi yok. Nasıl gözler görmeye devam etmekte yeterli ise, kulaklar da duymaya devam etmekte yeterli ise, sentiens de –yani canlının kendi hayatını tecrübe etme yeteneği de- varoluşun sürmesinde menfaat sahibi olmak açısından yeterli bir kıstastır.</p>
<p>Bazı insanlar ölüm kavramının, geleceğe dair planların ve sürüp giden bir aktivitede menfaati olmanın da hayatın devam etmesinde menfaat sahibi olmak için gerekli olduğunu söylüyor. Ama mesele bu olsa bile, bir çok insanın hayatının devam etmesinde menfaati olmazdı.</p>
<p>Burada legal bir sözleşmeye bir benzetme yapmak gelecekle ilgili kavramlar yerine sentiensin tek başına yeterli ve gerekli bir kriter olduğunu anlamamıza yardım edebilir. Legal sözleşmeler çoğu kez komplekstir, avukat olmayan insanlar için tuhaf ve garip kelimeler ve terimlerle doludur. Gelecekte varolmanın kendi menfaatine olduğunu bir kişinin anlaması için geleceğin ne olduğunu anlaması gerekir demek, bir sözleşmede taraf olan bir kişinin bir maddeden zarar görmesi için o maddeyi anlaması gerekir gibi bir şey öne sürmekle aynı şeydir. Ama biz sözleşmeyi imzalarken anlamadığımız maddeler tarafından zarar görebileceğimizi biliriz. Aynı şekilde insan türünden olmayan sentient canlılar da (aynen mental kapasitesi sınırlı sentient insanlar gibi) kendi geleceklerini ya da ölümlerini soyut ve kavramsal bir gerçeklik olarak anlamasalar bile, öldürülme eylemi sonucunda zarar görürler.</p>
<p>Aslında bir başkasının elinde zamansız bir ölüm yaşamanın en nihai bir zarar verme eylemi olduğunu söylemek doğru olmaz mı? Çabuk ve acısız bir ölüm bir canlının kendi hayatını kendi kapasitesi ile yaşamaktan yoksun bırakmaktır. Eğer insan türünden olmayan hayvanların gereksiz yere zarar görmemesi gerektiğine inanıyorsak, o zaman gereksiz yere öldürülmekten de korunmaları gerekir. Toplumumuzun hayvan kullanmaya yönelik mantık yürütmeleri geleneğe, alışkanlıklara dayanıyor, aslında  bu sebeplerin hepsi gereksiz, bu türden arkaik ve barbar pratikleri sürdürmekte hiçbir meşruluk yok.</p>
<p>Eğer ölüm sentient insanlar için zekâlarından ve diğer kapasitelerinden bağımsız olarak zararlı ise, o zaman sentient ve insan türünden olmayan canlılar için de onların zekâları ya da diğer kapasitelerinden bağımsız olarak zararlı olmalı. İnsan hayatının ve ölümünün önemli olduğunu düşünen insanlar bile isteye insan türünden olmayan hayvanların hayatlarını ve  ölümlerini görmezden geliyorlar, türcü bir önyargıya dayalı ayrımcı bir yargıda bulunuyorlar, aynen ırkçıların ya da cinsiyet ayrımcılarının kasıtlı olarak azınlık grupları ya da kadınların önemli menfaatlerini görmezden geldiği gibi.</p>
<p>Kendimizi bir diğer sentient canlının yerine koymak adına samimi ve dürüst bir çaba gösterdiğimizde, türlerinin ne olduğu ya da ne türden niteliklere sahip oldukları gerçeğinden bağımsız olarak, hayatlarına hürmet göstermemiz gerekir. Aynen bizim gibi; onlar da mutlu, sağlıklı olmak, zarar görmemek ve sahip oldukları en kıymetli şeyin tadını çıkarmak istiyorlar: yani hayatlarının.</p>
<p><a href="http://unpopularveganessays.blogspot.com/">http://unpopularveganessays.blogspot.com/</a></p>
<p>Çeviri: CemC</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2741/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2741/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2741/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2741/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2741/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2741/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2741/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2741/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2741/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2741/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2741/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2741/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2741/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2741/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com&amp;blog=11110558&amp;post=2741&amp;subd=hayvanozgurluguhareketi&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2012/02/05/bir-olum-kalim-meselesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/85c472edf631237fa511ee63f8ee6373?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">cemebolu</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://www.rijksmuseum.nl/images/tentoonstellingen/s-ng-2005-30-48-00?large" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>Kim Korkar İçindeki Kurttan?</title>
		<link>http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2012/02/02/kim-korkan-icindeki-kurttan/</link>
		<comments>http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2012/02/02/kim-korkan-icindeki-kurttan/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Feb 2012 16:14:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>CemCB</dc:creator>
				<category><![CDATA[Etoloji Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[etoloji]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/?p=2735</guid>
		<description><![CDATA[Jessica Pierce, PhD Kızım bugün okuldan eve geldiğinde, öğle yemeği arasında çocukların tavuk göğüslerine havuç batırarak nasıl etrafı korkuttuklarını, sonra da telefonlarıyla nasıl resim çektiklerini anlattı. İğrenç evet, ama bunlar çocuk sonuçta. “tavuğu israf ettiniz, rahatsız olmadın mı?” diye sordum.” Anne, tavuk iğrençti zaten. Kimse yemedi. İçinde siyah siyah şeyler vardı. Hepsi çöpe gitti” dedi. [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com&amp;blog=11110558&amp;post=2735&amp;subd=hayvanozgurluguhareketi&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://rsrc.psychologytoday.com/files/imagecache/article-top/blogs/79807/2011/11/80793-72052.jpg" alt="" /></p>
<p><strong>Jessica Pierce, PhD</strong></p>
<p>Kızım bugün okuldan eve geldiğinde, öğle yemeği arasında çocukların tavuk göğüslerine havuç batırarak nasıl etrafı korkuttuklarını, sonra da telefonlarıyla nasıl resim çektiklerini anlattı. İğrenç evet, ama bunlar çocuk sonuçta. “tavuğu israf ettiniz, rahatsız olmadın mı?” diye sordum.” Anne, tavuk iğrençti zaten. Kimse yemedi. İçinde siyah siyah şeyler vardı. Hepsi çöpe gitti” dedi. Bu tavuklar için çok üzülüyorum, keder dolu hayatları ve dehşet verici ölümleri bir okulun kafeteryasında bulunan bir çöpe gitmekten başka bir anlam taşımıyor. Bazen dünyadaki hayvanların yaşadığı korkunç olaylara bakıyorum, özellikle de kendi akvaryumuma, ve ne oluyor ,diye düşünüyorum. Nasıl olur da hayvanların hayatları  bu kadar az şey ifade edebilir?</p>
<p><span id="more-2735"></span></p>
<p>Sosyologlar ve psikologlar seneler boyunca insanların –birey ya da kültür olarak- neden hayvanlara yanlış davrandığını anlamak için bir takım açıklamalarda bulundular. Bunlardan biri çok ilginç bir araştırmaydı, adı <strong><em>Dehşet Yönetimi Teorisi.</em></strong></p>
<p>Bu teorinin hikâyesi, 1970’lerde kültürel antropolog Ernst Becker’ın etki yaratmış, Pulitzer ödülü kazanmış “<strong>The Denial of Death-Ölümün İnkârı</strong>” adlı eseriyle başlıyor. Becker insan kültürünün temelde bir gün öleceğimiz şeklindeki bilgiye karşı yaratılmış devasa bir mabet olduğunu ileri sürüyordu. Becker “<em>kültürün bütün sistemizasyonları nihayetinde aynı hedefe sahiptir: insanları doğanın üstüne yükseltmek, evrende onların hayatlarının fiziksel nesnelerden daha çok anlamlı olduğuna ikna etmek hedefine</em>” diyordu. Diğer bir deyişle; kültür, hayvan doğamızın inkârıdır. Kültürel sistemlerimiz insanları doğanın geri kalanından daha üste çıkarmaya çalışır, özellikle de hayvanlardan. Çünkü, eğer hayvan olduğumuzu bir kez kabul edersek, o zaman ölüme ve çürümeye karşı yapacak birşeyimiz olmadığını da kabul ederiz.</p>
<p><img src="http://dougbierend.files.wordpress.com/2010/01/the-denial-of-death-e9b699l.jpg" alt="" /></p>
<p>Becker’ın çalışması daha sonra sosyal psikologlar tarafından ele alındı, Becker’ın tezi, dehşet yönetim teorisi  (TMT) adı verilecek şekilde daha net bir şekle sokuldu. TMT insanların kendi ölüm korkularını kontrol etmek ya da bastırmak amacıyla  çeşitli dünya görüşleri ya da inançlara tutunduğu varsayımında bulunuyor. George Bonanno (Columbia Üniversitesi Klinik Psikolojisi profesörü) “In The Other Side of Sadness-Kederin Öte Yanında” adlı eserinde TMT’yi şöyle tanımlıyor: evrim süreci sırasında, daha büyük beyinler, daha harika zekâlar, daha çok artmış bilişsel kapasiteler geliştirmeye paralel kendi ölümlüğümüzle ilgili bir farkındalık da geliştirdik. Bonanno, “doğayı kontrol ve manipüle eden ilk hayvanlar olduk, ayrıca ölümle ilgili endişeleri olan ilk hayvanlar da biz olduk” diyor.</p>
<p><em>“İlk insan yerleşimlerinin kalıntıları… insanlarda gökleri anlamaya yönelik biraz erken bir arzu geliştiğini gösteriyor. İlk insanlar mezarın ötesine geçen bir hayatı kavramaya yönelik derin bir ihtiyaç göstermişler. Gerçekten de ölümü ve ölüm sonrası hayat olasılığını kavramsallaştırma kapasitesi, insanları öteki hayvanlardan ayıran önemli bir zihin özelliği olarak kabul ediliyor. Tarih öncesi alanlarda bulunan ölülerin ritüellerle gömülmesi gibi arkeolojik kanıtlar insanlardaki öz bilincin ve toplumun köklerinin ortaya çıkışını belirleyen bir özellik olarak görülüyor.”</em></p>
<p>Hepimiz ölüm korkusuyla yaşıyoruz; ama zeki insanlar olduğumuz için varoluşsal endişelerimizle başa çıkabilmek için çeşitli yöntemler geliştirdik. Kültürel sistemler ya da diğer bir deyişle “dünya görüşleri” bunlardan biri. Gerçekliğin doğasıyla ilgili, bir grup insan tarafından paylaşılan bir dizi inanca sıkı sıkı tutunmak bize kendimizden daha büyük bir şeye ait olma hissi verir, böylece bize bir çeşit ölümsüzlük hissi kazandırır. Dehşet yönetim teorisi ölümden özellikle korkan insanların dünya görüşlerine sıkı sıkı tutunacağını öngörüyor. TMT araştırmacısı Jamie Goldenberg ve çalışma arkadaşları bir deneğe “ölümlülük  teneffüsü” verip de deneklerin ölüm hakkında düşünmeleri yönünde onları motive edince- yani mesela, ölürlerse fizik bedenlerine ne olur gibi düşünmeleri istendiğinde- deneklerin kendi dünya görüşlerine sımsıkı sarılarak şiddeti artmış bir tazda bu görüşlerini savunduklarını gördüler.</p>
<p>TMT araştırmacıları ölüm korkumuzu kontrol etme araçlarımızdan birisinin hayvan doğamızın inkârı olduğu varsayımını test etmek için bir çok çalışma yaptı. Bir çalışmada ölüm hakkında düşünmeleri istenen denekler kendiler ive öteki hayvanlar arasındaki farkları şişirmeye eğilim gösterdiler, önceden ölüm hakkında düşünmeleri konusunda motive edilmeyen deneklere kıyasla hayvanlara yönelik daha negatif tavırlar  gösterdiler.</p>
<p>Ölümden korkan insanların hayvanlara daha yüksek oranlı bir tiksinti duygusuyla tepki vermeye meyilli oldukları biliniyor. Psikologlar Paul Rozin ve Jonathan Haidt’in öne sürdüğü gibi, tiksinme duygusu hayvan doğamızı bize hatırlatan herşeye karşı gösterilen bir savunma biçimidir; tiksinme hisleri bizi hayvanlardan yukarılara taşır, bizi üstün kılar. Rozin ve Haidt tiksinmeye bu türden bir yatkınlığın ölüm korkusuyla ilgili olabileceğini ortaya koydu.</p>
<p>Kapı komşum olan köpek düşmanı acaba benden daha çok mu korkuyor ölmekten? Mezbahalar, ölümü inkâr etmemizin kültürel bir ifadesi mi? Pek değil. Ama insanların diğer türlere karşı neden böylesine zalim olduğunu nedenlerini bulmayı isterdim. Şunu da düşünüyorum: ölüme dair daha sağlıklı bir kültürel tavır acaba hayvanlarla olan gözden geçirmemizi sağlar ve diğer yaratıklarla akraba olduğumuzu kabullenmemizi sağlar mıydı acaba? Bu türden bir akrabalık ya da benzerlik, nihayetinde, daha insancıl kültürel pratiklere yol açar mıydı? Ya da , en azından, dehşet duygumuzla başa çıkmak için daha az yıkıcı yöntemler arayabilir miyiz?</p>
<p>Çeviri.CemC</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2735/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2735/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2735/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2735/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2735/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2735/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2735/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2735/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2735/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2735/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2735/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2735/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2735/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2735/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com&amp;blog=11110558&amp;post=2735&amp;subd=hayvanozgurluguhareketi&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2012/02/02/kim-korkan-icindeki-kurttan/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/85c472edf631237fa511ee63f8ee6373?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">cemebolu</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://rsrc.psychologytoday.com/files/imagecache/article-top/blogs/79807/2011/11/80793-72052.jpg" medium="image" />

		<media:content url="http://dougbierend.files.wordpress.com/2010/01/the-denial-of-death-e9b699l.jpg" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title></title>
		<link>http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2012/02/01/2732/</link>
		<comments>http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2012/02/01/2732/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Feb 2012 17:32:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>CemCB</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/?p=2732</guid>
		<description><![CDATA[<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com&amp;blog=11110558&amp;post=2732&amp;subd=hayvanozgurluguhareketi&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="https://fbcdn-sphotos-a.akamaihd.net/hphotos-ak-ash4/428000_3131938543494_1415691763_3186504_910528655_n.jpg" alt="" /></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2732/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2732/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2732/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2732/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2732/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2732/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2732/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2732/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2732/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2732/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2732/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2732/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2732/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2732/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com&amp;blog=11110558&amp;post=2732&amp;subd=hayvanozgurluguhareketi&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/2012/02/01/2732/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/85c472edf631237fa511ee63f8ee6373?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">cemebolu</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="https://fbcdn-sphotos-a.akamaihd.net/hphotos-ak-ash4/428000_3131938543494_1415691763_3186504_910528655_n.jpg" medium="image" />
	</item>
	</channel>
</rss>
